|
|||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||
|
Not : Norton Antivirus, Awast ve NOD32 Antivirus Tarafından Taranmış |
|||||||||||||||||
Eylül 27, 2009

Rijkaard
Galatasaray Teknik Direktörü Frank Rijkaard, ikinci golü bulamadıkları için iki puan kaybettiklerini söyledi
Galatasaray Teknik Direktörü Frank Rijkaard, rakibe gol atma iznini vererek, maçı kendilerinin karmaşık duruma getirdiğini söyledi.
Frank Rijkaard, maçtan sonra düzenlediği basın toplantısında, alınan beraberlik nedeniyle çok üzüldüklerini dile getirerek, ”Maçı gerçekten kazanmak istiyorduk. İlk yarıda iyi performans gösterdik. Rakibimiz de iyi oynadı. Golü bulduk ve ikinci golü aradık. İkinci yarı başlarında biraz baskı kurup kazanmak için oynadık. Ancak burada biraz ayağa pas yapmamız gerekiyordu. Ama onlara gol atma şansı vererek maçı karmaşık hale biraz biz getirdik” dedi.
Yedikleri golden sonra oyun disiplininden koptuklarını anlatan Hollandalı çalıştırıcı, ”Takım ruhunu gösterdik ama genelde uzun toplarla çıkmak istedik. Maç içinde gol atmak için önemli fırsatlar yakaladık. Sonuç olarak üzüldük, galibiyet için elimizden geleni yaptık. Rakibimiz iyi bir takımdı, kapandılar ve kontratak oynadılar” diye konuştu.
Rijkaard, puan yitirilmesinin ardından oyuncu değişikliğiyle ilgili yorumlar yapılabileceğini dile getirerek, ”Zaman zaman bu tür kimi yorumlar yapılabilir, benim oyuncu değişikliklerinde amacım taktiksel organizasyonu bozmamaktır. Bozsaydık daha da karmaşa olabilirdi. Servet ileride kalmayı istedi, biz de onayladık” dedi.
”FENERBAHÇE MAÇINA YENİLGİSİZ ÇIKABİLİRİZ”
Rijkaard, ligin 10. haftasındaki Fenerbahçe derbisine yenilgisiz çıkabileceklerini söyledi.
Şu ana dek takım olarak iyi çalıştıklarını ve iyi işler yaptıklarını belirten Rijkaard, bundan sonra da sorun olacağını sanmadığını dile getirdi.
Fenerbahçe Antrenörü Roland Koch’un da maçı izlediğinin hatırlatılması üzerine Hollandalı çalıştırıcı, ”Umarım Koch maçtan zevk almıştır” dedi.
”KENETLENMELİYİZ”
Rijkaard, Eskişehirspor’un iyi ve organize olmuş bir takım olduğunu, ancak kendilerinin bu maçı kazanmayı hakettiklerini vurguladı.
Şu ana dek herşeyin iyi gittiğini anlatan Rijkaard, ”Ancak bu beraberlikten sonra kenetlenmeli, takım ruhunu ortaya koyarak önümüzdeki maçlara hazırlanmalıyız” diye konuştu.
Rijkaard, Baros’un ısınmaya çıkmaması konusunda ise, ”Bu, futbolcunun vereceği bir karar. Kimi futbolcular maçlardan önce biraz daha fazla masaj yaptırmak isteyebilirler. Ancak ısınmaması yedek kalmasına bir tepki değildir” yorumunda bulundu.
Ayhan’a Eskişehirspor maçında şans vermemesi konusunda ise Rijkaard, ”Ayhan iyi bir oyuncu ama şu ana dek Mehmet Topal ve Mustafa Sarp ile oynadık, onlar da iyi oynuyorlar. Ayhan önemli bir futbolcu, ama sakatlıktan çıktı. Ayhan’ı böyle bir tempolu maçta kullanmak doğru olmayabilirdi” diye konuştu.
Eylül 27, 2009

Galatasaray,Eskişehir karşısında kendi evinde 2 önemli puan bırakarak galibiyet serisine son verdi.
Turkcell Süper Lig’de 7. hafta mücadelesinde ilk 6 haftayı galibiyetle kapatan Galatasaray evinde, Eskişehirspor ile 1-1 berabere kaldı ve liderlik koltuğundaki yerini Fenerbahçe’ye kaptırdı.
Ali Sami Yen Stadı’nda ilk yarısı sarı-kırmızılıların 1-0′lık üstünlüğü ile sona eren karşılaşmada Galatasaray’ın golü 38. dakikada Nonda’dan gelirken, Eskişehirspor’un bu gole yanıtı 56. dakikada Mehmet Yılmaz’dan geldi. Galatasaray’ın özellikle son dakikalardaki baskısı skoru değiştirmeye yetmedi.
Namağlup takımların mücadelesi sonrasında iki takım da ünvanını korurken, bu maçın ardından Galatasaray puanını 19′a, Eskişehirspor da 13′e yükseltti.
KEİTA VE NONDA YİNE İŞ BAŞINDA…
Kasımpaşa maçındaki uyumuyla dikkat çeken Keita ve Nonda ikilisi, Eskişehirspor maçında da kiliti çözen isimler oldular. 38. dakikada gelişen atakta Keita rakibinden çok şık bir hareketle sıyrıldı ve taç çizgisi üzerinde süratle ilerledi, dip çizgiye inmeden ceza sahası içinde bekleyen Nonda’ya doğru yerden pasını gönderdi. Bu pası kontrol eden ve kaleci ile karşı karşıya kalan Nonda, yerden düzgün bir vuruşla topu ağlara gönderdi. Bu gol sonrasında Eskişehirsporlu oyuncuların Keita’nın topu taça çıkardığı yönünde yoğun itirazları oldu. 1-0.
ŞANS ESKİŞEHİRSPOR’UN YANINDA…
56. dakikada gelişen Eskişehirspor atağında Burak’ın pasında, Bülent Ertuğrul ceza sahasına giremeden şutunu attı, Hakan Balta’dan seken top Leo Franco’yu yanılttı. Bir anda boş kaleyi karşısında bulan Mehmet Yılmaz’a topu boş ağlara göndermek kaldı. 1-1.
KARŞILIKLI HAMLELER…
Rıza Çalımbay takımı beraberlik golünü bulduktan sonra oyuna iki oyuncu değişikliğiyle müdahalede bulundu. 63. dakikada Çalımbay Ümit Karan ve Burak Yılmaz gibi gole yakın iki oyuncusunun yerine Bülent Kocabey ve Serdar Özbayraktar’a şans verdi. Bu değişikliklerden üç dakika sonra da Galatasaray Teknik Direktörü Frank Rijkaard ilk değişikliğini yaptı. Maçın etkisiz isimlerinden olan Kewell’ın yerine sakatlıktan çıkan Aydın Yılmaz oyuna dahil oldu. Galatasaray’da ikinci oyuncu değişikliği 74. dakikada geldi Nonda yerini Baros’a bıraktı. Bu değişiklikten bir dakika sonra da Çalımbay son oyuncu değişikliği hakkını kullandı. Youla yerini Ragıp’a bıraktı.
KEİTA VE ARDA İLK YARIDA ETKİLİ…
Ali Sami Yen’deki maça ev sahibi Galatasaray hızlı başlayan taraftı. Topa sahip olmada rakibine büyük üstünlük kuran ev sahibi takım, özellikle Arda ve Keita’nın taşıdığı toplarla gol bulmaya çalıştı. Arda her atakta arkadaşlarını savunmanın arkasına kaçırmaya çalışırken, Keita da sağ çizgiden çok etkili ataklar geliştirdi. Rakibini kendi yarı sahasında karşılayan Eskişehirspor ise ileride bıraktığı Youla ve Ümit Karan ile gol bulmaya çalıştı. Sarı-kırmızılılar aradığı golü Nonda ile buldu ve ilk yarıyı 1-0 önde tamamladı.
BAROS’UN YERİNE NONDA…
Galatasaray Teknik Direktörü Frank Rijkaard, Eskişehirspor ile yaptıkları lig maçında, geçen hagtaki Kasımpaşa maçında 3 gol birden atan Nonda’ya ilk 11′de şans verdi. Nonda’nın forma giymesiyle birlikte, genelde maçlarda tek forvet olarak oynayan Baros ise yedek kulübesinde yer aldı. Eskişehirspor maçında yedek kalan Baros’un maç öncesi ısınmaya çıkmaması dikkati çekti.
Hafta içinde sakatlığı bulunan Emre Aşık 18 kişilik maç kadrosunda yer alırken, bu oyuncunun yerine stoperde Servet’in yanında Hakan Balta forma giydi. Bu sabah yapılan ter idmanında yer alan Emre Aşık’ın Eskişehirspor karşısında oynamak istediği, ancak teknik direktör Rijkaard’ın bu oyuncuyu SK Sturm Graz maçı öncesinde riske girmemek için forma vermediği öğrenildi.
Galatasaray’da, Kasımpaşa maçında ilk 11′de forma giyen Elano yedek beklerken, Eskişehirspor karşısında solbek olarak, normalde sağbek olan Uğur oynadı. Galatasaray’da, sakatlıkları nedeniyle Gökhan, Emre Güngör ve Linderoth forma giyemezken, Barış Özbek de kadroda yer almadı.
İLK YARI
8. dakikada Arda’nın pasında ceza sahası önünde topla buluşan Mehmet Topal’ın yerden sert şutunda, top yandan auta çıktı.
17. dakikada Galatasaray önemli bir gol fırsatını değerlendiremedi. Keita’nın ara pasında savunmanın arkasında topla buluşan Mustafa’nın kaleci ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda yaptığı kötü vuruşta, Ivesa üzerine gelen meşin yuvarlağa sahip oldu.
26. dakikada Arda’nın pasında ceza sahasında penaltı noktası üzerinde topla buluşan Keita’nın etkisiz vuruşunda, top kalecide kaldı.
31. dakikada gelişen Eskişehirspor atağında Youla, ceza sahasına girerken topu sol çaprazda bulunan Burak’a verdi. Bu futbolcunun sert vuruşunda Franco’dan dönen meşin yuvarlağı, daha sonra savunma uzaklaştırarak, tehlikeyi önledi.
38. dakikada Galatasaray 1-0 öne geçti. Orta sahanın sağında Doğa’yı güzel bir hareketle geçen Keita, bir süre topu çizgi üzerinde sürdükten sonra ceza sahasına ortasını yaptı. Vucko’nun ıskaladığı meşin yuvarlağı boş pozisyonda önünde bulan Nonda, topu kaleci Ivesa’nın sağından filelere gönderdi: 1-0.
44. dakikada Keita’nın sağdan yerden ceza sahasına gönderdiği topa, kale önünde bulunan Kewell dokunamayınca, sarı-kırmızılı takım önemli bir pozisyonu değerlendiremedi.
İKİNCİ YARI
46. dakikada Mustafa’nın pasıyla şık çalımlarla rakiplerini geçen Arda, ceza sahası sağ çaprazındaki Keita’yı gördü. Bu futbolcunun sert vuruşunda, top kaleci Ivesa’dan dönerken, daha sonra savunma tehlikeyi savuşturdu.
54. dakikada Koray’ın sağdan kullandığı serbest vuruşta, ceza sahasında Mehmet’in kafa vuruşunda, üst direğe çarpan top auta çıktı.
56. dakikada Eskişehirspor skoru eşitledi. Burak’ın sağdan çıkardığı topu ceza sahası dışında kontrol eden Bülent Ertuğrul’un şutunda Hakan’a çarpan meşin yuvarlak, altıpasta Mehmet’in önüne düştü. Bu futbolcunun yakın mesafeden vuruşunda, top filelere gitti: 1-1.
77. dakikada oyundan daha önce çıkan Eskişehirsporlu futbolcu Ümit’e hakem, yedek kulübesinde sarı kart gösterdi.
81. dakikada Arda’nın soldan ortasında, ceza sahasında arka direkte topla buluşan Baros’un yerden vuruşunda meşin yuvarlak, kaleci Ivesa’dan döndü.
90 2. dakikada Arda’nın sağdan ortasında Keita’nın ceza sahasında yaptığı vole vuruşunda, top üstten auta çıktı.
Karşılaşma 1-1 berabere tamamlandı.
Stat: Ali Sami Yen
Hakemler: Cüneyt Çakır xx, Bülent Gökçü xx, Nihat Mızrak xx
Galatasaray: Franco xx, Sabri xx, Servet xx, Hakan x, Uğur xx, Mustafa xx, Mehmet Topal xx, Keita xxx, Arda xx, Kewell xx (Dk. 66 Aydın x), Nonda xx (Dk. 74 Baros x)
Eskişehirspor: Ivesa xxx, Koray xx, El Saka xx, Vucko x, Murat xx, Burak x (Dk. 63 Bülent Kocabey x), Bülent Ertuğrul xx, Doğa xx, Mehmet xx, Youla xx (Dk. 75 Ragıp x), Ümit xx (Dk. 63 Serdar x)
Goller: Dk. 38 Nonda (Galatasaray), Dk. 56 Mehmet (Eskişehirspor)
Sarı kartlar: Dk. 35 Mehmet Topal, Dk. 78 Sabri (Galatasaray), Dk. 77 Ümit, Dk. 80 Bülent Kocabey (Eskişehirspor)
Eylül 24, 2009

www.klavye.com
Rijkaard’ın, Ankaraspor karşılaşmasının ardından Kasımpaşa önünde de Elano ile Arda’nın pozisyonunu değiştirmesi, sambacının keyfini kaçırdı.
Cim-Bom’da Brezilyalı yıldızı Elano Blumer’in, Ankaraspor ve Kasımpaşa maçlarında oyun kurucu pozisyonunda bekleneni verememesi, teknik kadroyu harekete geçirdi.
Ligdeki bu iki karşılaşmada lider pozisyonda etkisiz kalıp, 25. dakikalarda Teknik Direktör Frank Rijkaard tarafından pozisyonu Arda Turan ile değiştirilen sambacının bu durumdan dolayı huzursuz olduğu ifade edildi.
Saha içinde özellikle hücumda oynayan futbolcuların bütün yaratıcılıklarını kullanabileceği özgür bir ortam yaratmak isteyen Rijkaard’ın ise, 10 numaralı pozisyonu bundan sonra da Arda’yla devam ettirmeyi planladığı vurgulandı.
Fizik eksiği nedeniyle henüz istenilen çizgiye gelemeyen Elano son iki lig maçına 11′de başlamasına karşın, ikinci yarılarda oyundan alındı. Galatasaray’ın son haftalarda maç içinde gerekli direnci ortaya koyamamasının nedeni olarak da Elano’nun takıma monte edilmesi gösteriliyor.
Bu arada kondisyonerler Puyol ve Alberto’nun, Rijkaard’ın talimatıyla, fizik gücünü artırması için Elano’ya bir süre özel çalışmalar yaptıracakları öğrenildi.
Eylül 24, 2009

www.klavye.com
Süper Lig’de fırtına gibi esen Galatasaray’da yönetim, F.Bahçe derbisinde galibiyet serisinin 10 maça çıkması halinde özel bir prim uygulamasına gidecek.
Maç başına 8’er bin dolar galibiyet primi alan sarı kırmızılı futbolcular, F.Bahçe’yi de yenip 10’da 10 yaparsa 112’şer bin dolar kazanacak.
İlk 6 maçını kazanarak ligde zirveye yerleşen G.Saray, ezeli rakibi F.Bahçe’yi de yenerek 10’da 10 yapmanın hesaplarını yapıyor. 10 maçta çıkacak 30 puan şampiyonluk yolunda önünü açmak isteyen sarı kırmızılılarda futbolcuların da cebi dolacak.
Futbolcularına maç başına 8’er bin dolar galibiyet primi uygulayan G.Saray Yönetimi, derbiyi de içerisine alacak üst üste galibiyetlerde farklı bir uygulamanın içerisine girecek.
Derbiye özel tarife
Yönetim, ligin 9. haftasındaki Trabzonspor maçını kazanmaları halinde futbolcularına çifte tarifeli prim ödeme kararı aldı.
Ali Sami Yeni Stadı’ndaki Trabzonspor karşılaşmasında galibiyet primini 16 bin dolara çıkaracak olan sarı kırmızılı yönetim, derbide bu tarifeyi 32 bin dolara çıkaracak.
G.Saraylı futbolcular, F.Bahçe derbisiyle birlikte 10 maçı da kazanıp 30 puan çıkarırlarsa toplam 112’şer bin dolarlık prime hak kazanmış olacaklar.
Eylül 23, 2009

Usta kalem Hıncal Uluç , Galatasaray teknik direktörü Rijkaard’ı eleştirdi. Uluç “Rijkaard, G.Saray’da nelerin yanlış olduğunun farkında değil. G.Saray kazandığı maçları kaybedebilirdi” dedi.
Hıncal Uluç, Fotomaç Gazetesi’nde Bülent Can ile yaptığı söyleşide şunları dile getirdi;
* Rijkaard, G.Saray’da nelerin yanlış olduğunun farkında değil. G.Saray kazandığı maçları kaybedebilirdi
* Tek puanı olmayan, Kasımpaşa’ya karşı oynuyorsun ilk 45 dakikada pozisyonun yok! Bu mu şimdi Galatasaray?
* Fark atınca eksikler unutuluyor ama Rijkaard’ın unutmaması lazım. Takımın oyun kuramama aczini görmeli
* Topu alan çalım atma sevdası içinde. Hepsi kendini Hagi zannediyor. Birisi çıkıp uyarmıyor ve savunma dağılıyor
_Galatasaray ikinci yarıdaki etkili futbolu ile Kasımpaşa’yı mağlup ederken oyuna sonradan giren Keita ve Nonda maçı koparan isimlerdi. Bu değişimi Rijkaard’ın hanesini artı olarak mı yazmak lazım yoksa Rijkaard yanlış kadro ile mi başladı?
Kimsenin maça damga vurduğu falan yok. Rijkaard’ın Galatasaray’da nelerin yanlış olduğunu fark ettiğini dahi düşünmüyorum. Ligin başından beri ve de Avrupa maçlarında oynadığı bütün maçları kaybedebilirdi Galatasaray. Niye kazanıyor; çünkü son vuruşlarda Galatasaray’ın adamları kaliteli ve talihli. Rakibin adamları aynı ölçüde kaliteli ya da talihli değil. Kasımpaşa ilk yarıda 4 atardı Galatasaray’a. Maç da biterdi. İkinci yarıda muhteşem iki değişiklik yapsa, mucizeler yaratsa, gökten melekleri, cinleri koysa düzeltemezdi Rijkaard. Maçı birlikte izlediğim Galatasaraylıların söylediği bir laf var: “Maçın 5. dakikasında penaltı çalınsa, Ali Güneş kırmızı kart görse, Galatasaray 1-0 öne geçecek, Kasımpaşa 10 kişi kalacak ve bitecekti.” Tamam ama bu ayrı bir şey. Sen bugüne kadar sıfır puan almış, tek galibiyeti olmayan Kasımpaşa’ya karşı oynuyorsun ve ilk 45 dakikada pozisyonun yok. Sen de 5′te 5 yapmış lig liderisin. Önemli olan bu!.. Hâlâ akıl fikir tabelada!.. ‘Penaltı verilseydi, Kasımpaşa 10 kişi kalsaydı!’ O pozisyon olmasa, birinci devre ne olacak!.. Kasımpaşa’nın 4 net pozisyonu var ki benim hâlâ içime sinmeyen, aklıma yatmayan Franco harika kurtarış yapıp bunları önledi. Kasımpaşa forvetlerinin akıl almaz kaçırdığı goller var. Birinci yarı bu!.. İlk yarı futbol oynayan takım lig sonuncusu Kasımpaşa. Bu mu şimdi Galatasaray? Hep böyle. Geçen hafta da böyleydi. Panathinaikos perişan etmedi mi Galatasaray’ı!.. Panathinaikos 7 atmaz mıydı Galatasaray’a!.. Galatasaray açık farkla kazanınca bunların hepsi unutuluyor. Ben unutabilirim, tribündeki Galatasaraylı unutabilir, Ortaköy’den geçerken benim yanıma gelip, “Hıncal ağabey bu kadar maç kazanıyoruz. Sana hâlâ beğendiremiyoruz” diyen taraftar unutabilir; tamam. Bunlara benim itirazım yok. Ama Rijkaard’ın görmesi lazım. Barcelona gibi bir takımı üstlenmiş, taşımış bir adamın Galatasaray’daki oyun kuramama ve oyun oynayamama aczini görmesi lazım. Oyun geriden kurulur. Galatasaray’ın Avrupa’ya duman attırdığı senelerde o zaferin 1 numaralı adamı Hagi değil, Popescu’ydu. Popescu topu oyuna geriden sokuyordu ve olağanüstü güzel akınlar başlatıyordu Galatasaray. Popescu’nun başlattığı akınları, Hagi’nin beyni ve zekâsı devam ettiriyordu. Şimdi Galatasaray geriden oyun kuramıyor. Stoperlerin iyi top kullanma yeteneği yok. Servet de oynasa, Gökhan, Emre de oynasa aynı. Kim var onların önünde? Güya iki ön libero; Mustafa Sarp ile Mehmet Topal. Onların da iyi top kullanma vasıfları yok. Yani Galatasaray’ın gerisi ve ortasındaki 4 adamın hiçbiri ileriye derinlemesine doğru dürüst top atamıyor. Bu yüzden ne yapıyor Galatasaray, spikerlerin ‘hazırlık pası’ dediği aptalca yan paslar ve geri paslar ile hücuma çıkmaya çalışıyor. Hücuma gitmesi gereken top Galatasaray kalesinde bitiyor.
BİR GÜN ŞANSI BİTECEK
Galatasaray kalecisi topa ayakla vurmak zorunda kaldığı için de bu top yine geriye tehlike olarak dönüyor. Aptalca yan paslar yaparken kaptırıyorlar. Takım hücuma kalkmışken kaptırılan kadar tehlikeli top yoktur. Durduk yerde rakip gol pozisyonuna giriyor. Daha beteri, hepsinde bir adam eksiltme merakı var. Hepsi kendini Hagi zannediyor. Topu ayağına alan önce bir çalım atıyor pas verebilmek için. Çalım atmak bir riski göze almaktır, hele savunmadaysan… Riski niye göze alıyorsun; ‘olağanüstü güzel bir pas vereceksin’ diye. Ben önümdeki kişiyi geçersem öyle bir pas atarım ki Galatasaray gol pozisyonuna girer.’ Hayır. Böyle bir şey de yok. Çalımı atıp yan pas yapıyor. O zaman niye çalım atıyorsun kardeşim; doğrudan yan p a s versene. Topu kaptırma riskini niye göze alıyorsun. Çalım atma riskini niye göze alıyorsun; yan pas vereceksen eğer. Galatasaray’ın maç boyu iki ön liberosundan doğru dürüst bir tane derinlemesine pas yok. Ayhan ve Linderoth iyileşip, takıma katılmazsa bu böyle sürüp gider. Mustafa Sarp ve Mehmet Topal ile bir şey olmaz. Ama Rijkaard ve yanında maç boyu not alan Neeskens, Mustafa Sarp ile Mehmet Topal’ın yanlış oynama yüzünden kaptırdığı topların notunu almıyorsa eğer, ne notu alıyor çok merak ediyorum!.. Bunlara birisi ‘Yan top oynamayın, çalım atmayın rakibe zaman kazandırmayın, topu derinlemesine oynayın’ demiyor mu! Galatasaray’ın başına en büyük belalar, orta sahadaki bu boşluktan, top kaptırmaktan geliyor. Bunun önlemi sezon başından bu yana alınmadı. Galatasaray beksiz oynuyor. Sabri de oynasa, Caner de oynasa, Hakan Balta da oynasa hep aynı. Herhangi bir kanada bilinçli bir şekilde yüklenen her takım o kanadı koridor yapar. Bol gol pozisyonu bulur. Galatasaray’ın kanatlarında bek yok. Onun için Galatasaray savunması bu kadar çok pozisyon veriyor. Ligin başından bu yana atamıyorlar ama bir gün biri atacak, bir gün bu şans bitecek. Bir gün biri içeri vuracak. İçeri vurduğu zaman da göreceğim Galatasaray’ın halini. Geriden top çıkmayınca, oyunu ileriye götürmek, oyunu kurmak görevi, Galatasaray’ın aslında hücumda olması gereken ayaklarına kalıyor. Arda, Elano, Kewell, Keita, Baros. Ama bunlarda da akla hayale sığmaz bir çalım merakı var. Akla hayale sığmaz bir fantastik pas verme merakı var. Çalım atmadan pas verirlerse ayıp, ayağa basit pas verirlerse o da ayıp. İlle iki, üç kişiyi çalımlayacak, dört kişinin arasından çıkarak ne kadar büyük futbolcu olduğunu bütün televizyon seyircilerine gösterecek, ondan sonra da en olmadık adama, en olmadık şekilde, topukla, aşırtmayla, üç kişinin arasından pas verecek. Kazandığı topu kaybetmek için Galatasaray forveti de elinden gelen her şeyi yapıyor. Ve yine kenardaki Rijkaard ve Neeskens bunlara, ‘Kardeşim bırakın bu fantezileri, farklı galipken yapabilirsiniz ama 0-0 giderken, 1-0 öndeyken şov yapmanın alemi yok. Basit oynayın. Karşınızda kolay bir takım var. Basit oynarsanız karşınızdaki takım darmadağın olacak zaten.’ demiyor. Galatasaray arka arkaya hızlı üç top yaptığı zaman gol pozisyonuna giriyor. Ama bu üç topu yapmıyorlar. O üç topu yaptığı zaman iki çalım atıyor ve o çalımı yaparken kaptırıyorlar topu. Rijkaard gibi bir adam, ‘Lüzumsuz çalım atanın ayağını kırarım’ demiyor! Tekrar söylüyorum; adam eksiltme sana bir fayda sağlayacaksa, pozisyonu bir adım öteye taşıyacaksa yapılır, keyif için yapılmaz.
BİREYSEL TAKTİK YOK
Galatasaray’ın attığın çalımların yüzde 90′ı keyif çalımı. Pozisyonu bir adım öteye götürmüyor. Çalımı atarsın, kaleciyle karşı karşıya kalırsın. Hayır o çalımı atmıyor. Santradayken çalım atıyor, 18′in üstünde, birebirken pas verecek adam arıyor. Orada çalımı denese ya gol pozisyonu ya da penaltı ama orada atmıyor çalımı! Bu nasıl bireysel taktik? Futbolun en önemli unsuru ne kadar yetenekli olursan ol, bireysel taktiği doğru uygulayabilmek. Bunu bilmiyorsan, top ayağına geldiği zaman ne yapman gerektiğine doğru karar veremiyorsan, pas mı vereceksin, şut mu atacaksın, çalım mı atacaksın, yoksa topu sürecek misin, bitmiştir. Bu tercihi yapmak bireysel taktiktir. Galatasaray bunların dördünü de yapmıyor, beşinciyi yapıyor; kaptırıyor topu. Gol akını olabilecek her pozisyon, Galatasaray’a kontratak olarak geri dönüyor. O savunma da darmadağın oluyor.
Nisan 12, 2009
Turkcell Süper Lig’de yarın Fenerbahçe ile karşılaşacak Galatasaray, derbi maçın hazırlıklarını bu akşam yaptığı antrenmanla tamamlayarak, kampa girdi.
Turkcell Süper Lig’de yarın Fenerbahçe ile karşılaşacak Galatasaray, derbi maçın hazırlıklarını bu akşam yaptığı antrenmanla tamamlayarak, kampa girdi.
Sarı-kırmızılılar, teknik direktör Bülent Korkmaz yönetiminde Florya Metin Oktay Tesisleri’nde gerçekleştirdiği basına kapalı antrenmanda taktik çalışma yaptı.
Uğur Uçar, Serkan Çalık, Mehmet Güven, Aydın Yılmaz ve Emre Güngör takımdan ayrı özel program dahilinde çalışırken, Servet Çetin’e, tedavinin ardından salonda ve sahada çalışma yaptırıldı.
Sarı-kırmızılı ekip, antrenmanın ardından tesislerinde kampa girdi
Nisan 12, 2009
Turkcell Süper Lig’de 2009′un ilk derbi maçında ezeli rakipler Galatasaray ile Fenerbahçe yarın karşı karşıya gelecek.
Ali Sami Yen Stadı’nda saat 19.00′da başlayacak dev maçı hakem Fırat Aydınus yönetecek. Ezeli rekabetin son 6 randevusunda 4. kez düdük çalacak Fırat Aydınus’un yardımcılıklarını Bahattin Duran ile Tarık Ongun yapacak. Derbinin 4. hakemi ise Abdullah Yılmaz.
Aralarındaki rekabetin 100. yılında ilk kez karşılaşacak ezeli rakipler, hazırlıklarını bu akşam basına kapalı yapacakları antrenmanlarla tamamlayacaklar.
Derbinin biletleri satışa çıkar çıkmaz tükenirken, 23 bin kişi kapasiteli Ali Sami Yen Stadı’ndaki dev maç kapalı gişe oynanacak. Konuk Fenerbahçe’yi, stat kontenjanı oranında yaklaşık 1100 taraftarı destekleyebilecek.
ZİRVE YARIŞINA ”DEVAM” YA DA ”TAMAM” MAÇI
Ligde 26. hafta sonunda 47′şer puan ve averajla üçüncü ve dördüncü sırayı paylaşan ezeli rakipler için yarınki derbi, zirve yarışını sürdürebilmek için ”devam” ya da ”tamam” açısından çok büyük önem taşıyor.
Sezonun ikinci yarılarındaki derbiler baz alınarak yapılan değerlendirmede, tam 14 sezon sonra iki takımdan birinin puan cetvelinde ilk iki sırada yer almadan başlayacağı yarınki maçı kazanacak ekip zirve yarışını sürdürecek, kaybeden ise şampiyonluk yarışının oldukça uzağında kalacak. Beraberlik ise her iki takıma da yaramıyor.
GALATASARAY’DA LINCOLN BEKLENTİSİ
Derbi maçın ev sahibi Galatasaray’da, sorunlarıyla gündemden düşmeyen Lincoln’ün ilk 11′de oynayıp oynamayacağı merakla bekleniyor.
Eskişehirspor maçının ardından izinsiz olarak İstanbul’dan ayrılan ve bir hafta sonra dönen, Gaziantepspor maçı kadrosuna da teknik heyet tarafından alınmayan Brezilyalı futbolcu hakkındaki kararı teknik direktör Bülent Korkmaz verecek.
Bülent Korkmaz’ın teknik direktörlük kariyerindeki ilk derbisinde, ”Cim Bom”da sakatlıkları süren Servet, Emre Güngör ve Linderoth, Fenerbahçe’ye karşı forma giyemeyecek. Sakatlıktan kurtulan ve bir süredir takımla birlikte çalışan Mehmet Topal hakkındaki karar ise teknik heyetin olacak.
FENERBAHÇE’DE ALEX SIKINTISI
Fenerbahçe’de sakatlığı süren takım kaptanı Alex’in derbide de forma giymesi çok zor gözüküyor.
Hafta boyunca takımdan ayrı, salonda çalışan Brezilyalı yıldızın derbide oynaması büyük sürpriz olacak.
Sarı-lacivertliler derbi maça ayrıca, Eskişehirspor maçında sakatlanarak sezonu kapatan Edu’dan yoksun çıkacak. Emre Belözoğlu ise eski takımına karşı Ali Sami Yen Stadı’nda ilk kez sahaya çıkacak olmanın heyecanını yaşıyor.
OLASI 11′LER
Derbi maça ezeli rakiplerin çıkması beklenen 11′leri şöyle:
Galatasaray: De Sanctis, Sabri, Emre Aşık, Hakan Balta, Volkan (Mehmet Topal), Arda, Barış, Ayhan, Kewell, Lincoln (Ümit), Baros.
Fenerbahçe: Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Lugano, Önder, Roberto Carlos, Deivid, Emre, Selçuk, Uğur, Semih, Güiza.
Nisan 6, 2009

Mart 22, 2009
Tukcell Süper Lig karşılaşmasında Eskişehirspor, deplasmanda Galatasaray’ı 1-0 yendi.
MAÇIN İLK YARISI
5. dakikada ceza alanı sağ çaprazından Arda’nın gönderdiği pasa penaltı noktası üzerinde Kewell’ın vuruşu kötü olunca, meşin yuvarlak üsten auta çıktı.
15. dakikada soldan çalımlarla Galatasaray ceza alanına giren Engin’in sert vuruşunda, savunmada Emre Aşık’a çarparak yükselen top, üstten az farkla kornere gitti.
22. dakikada sağ kanattan Sabri’nin ortaladığı topa ön direkte Kewell’ın şık kafa vuruşunda, meşin yuvarlak kaleci Ivesa’dan döndü ve savunma tehlikeyi uzaklaştırdı.
25. dakikada Koray’ın sağdan ortaladığı topa ceza alanında Serdar dokunamazken, hemen arkasındaki Youla, şut çekmek yerine meşin yuvarlağı kontrol etmeye çalışınca, savunma araya girerek tehlikeyi önledi.
38. dakikada Serkan Kurtuluş’un kendi sahasından uzun pasıyla hareketlenen Kewell, Eskişehirspor savunmasının arkasına sarkarken, kalesini terkeden Ivesa, topu taca atarak tehlikeyi önledi.
Karşılaşmanını ilk yarısı 0-0′lık skorla tamamlandı.
İKİNCİ YARI
59. dakikada ceza alanı dışından Doğa’nın yaptığı sert vuruşta, köşeye giden topu De Sanctis tokatlayarak kornere çeldi.
65. dakikada Arda’nın soldan ortasına ceza alanında iyi yükselen Ümit, kaleci Ivesa’dan hemen önce kafa vuruşu yaparken, top üstten az farkla auta çıktı.
69. dakikada Eskişehirspor, Galatasaray karşısında 1-0 öne geçti. Hızlı gelişen atakta Doğa’nın soldan ceza alanına gönderdiği topu Youla, uygun durumda düzgün bir vuruşla ağlara gönderdi: 1-0.
71. dakikada Sabri’nin sağ köşeden kullandığı köşe vuruşunda, arka direkte Barış’ın şutu sonrası top kaleciden döndü.
90. dakikada Poljak’ın pasıyla ceza alanında topu önüne alan Youla’nın sert şutunda, meşin yuvarlak kaleci De Sanctis’ten döndü ve konuk Eskişehirspor, karşılaşmadan 1-0 galip ayrıldı.
GALATASARAY: 0 – ESKİŞEHİRSPOR: 1
Stat: Ali Sami Yen
Hakemler: Bünyamin Gezer xxx, Serkan Gençerler xxx, Ekrem Kan xxx
Galatasaray: De Sanctis x, Serkan Kurtuluş x (Dk. 60 Nonda x), Emre Aşık xx, Hakan xx, Volkan x, Sabri x (Dk. 71 Aydın x), Barış xx, Ayhan xx, Arda xx, Kewell xx (Dk. 75 Mehmet Güven x), Ümit x
Eskişehirspor: Ivesa xx, Koray xx, El Saka xxx, Nadareviç x, Sezgin xx, Serdar xxx, Bülent Ertuğrul xx, Doğa xxx (Dk. 74 Poljak x), Engin xx (Dk. 82 Bülent x), Youla xxx, Batuhan x (Dk. 65 Vucko xx)
Gol: Dk. 69 Youla (Eskişehirspor)
Sarı Kartlar: Dk. 50 El Saka (Eskişehirspor), Dk. 50 Emre Aşık (Galatasaray)
Kırmızı Kart: Dk. 54 Nadareviç (Eskişehirspor)
Mart 7, 2009
Turkcell Süper Lig’de 23. haftanın açılış maçında Galatasaray, Bursaspor 2-1 mağlup etti.

Stat: Ali Sami Yen
Saat: 20:00
Galatasaray: De Sanctis, Serkan K., Emre Aşık, Meira, Volkan, Kewell, Barış, Ayhan, Hakan, Lincoln, Baros
Bursaspor: İvankov, Ali T., Ömer, İbrahim, Volkan B., M. Sarp, Bekir, Veli, Volkan Ş., Sercan, Tadeu,
Hakemler: İlker Meral, Tarık Ongun, Asım Yusuf Öz
MAÇTA İLK YARI
Karşılaşmada ilk düdük çaldı. Her iki takımada başarılar dileriz.
2.dakika Lincoln’ün pasında Aydın ceza sahasına hareketlendi… Aydın’ın yerden ortasında Baros’tan önce Bursaspor defansı araya girdi ve tehlikeyi önledi.
6.dakika Hızlı gelişen Galatasaray atağında Baros’un pasında Aydın ceza sahasında topla buluştu… Aydın topu ayağından biraz fazla açınca top auta çıktı.
9.dakika Galatasaray’ın hızlı kullandığı serbest vuruşta Lincoln ceza sahasında topla buluştu.. Lincoln’ün ortasını Ömer kornere uzaklaştırdı.
Kullanılan köşe vuruşunda Bursaspor defansı topu uzaklaştırdı.
Kewell’ın soldan ortasında Baros’un kafa vuruşu Volkan Bekiroğlu’na çarpıp ağlarla buluştu.
Şimdi skor: Galatasaray:1 Bursaspor:0
13.dakika Mustafa Sarp’ın kullandığı serbest vuruşta Volkan Şen ceza sahasında müsait pozisyonda topu kontrol edemedi.
16.dakika Bursaspor tehlikeli bir noktadan serbest vuruş kullanacak… Ali Tandoğan’ın kullandığı serbest vuruş De Sanctis’in kucağında kaldı.
22.dakika Baros’a atılan uzun pasta Baros’un pozisyonu ofsayt…
24.dakika Hızlı gelişen Bursaspor atağında İbrahim’in pasında Tadue’den önce Meira araya girdi ve topu taca gönderdi.
27.dakika Barış ceza sahası dışından sert vurdu top yandan auta çıktı.
29.dakika Volkan Şen’in kullandığı serbest vuruşta De Sanctis topu tek yumrukla uzaklaştırdı.
31.dakika Ivankov’a atılan geri pasta, Ivankov topu uzaklaştırmak isterken Aydın araya girdi ve topu ağlara gönderdi… Ivankov için şanssız an..
Şimdi skor: Galatasaray:2 Bursaspor:0
33.dakika Aydın ceza sahası dışından sert vurdu top yandan auta çıktı.
35.dakika Volkan’ın ortasında Meira topu uzaklaştırdı.. Top Bekir’in önünde kaldı… Bekir ceza sahası dışından sert vurdu top farklı şekilde auta çıktı.
37.dakika Baros Volkan’ın müdahalesi ile yerde kaldı… Galatasaray serbest vuruş kullanacak…
38.dakika Kullanılan serbest vuruşta Baros ceza sahasında topla buluştu.. Baros topu ayağından açınca top auta çıktı.
43.dakika Bursasporlu oyuncuların pas hatasında Baros topla buluştu… Baros’un pasında Lincoln topla buluştu.. Lincoln topu ayağında fazla tutunca Bursaspor defansı topu uzaklaştırdı.
44.dakika Volkan Şen ceza sahası dışından kaleyi yokladı top farklı şekilde üstten auta çıktı.
Ve ilk yarıda son düdük çaldı. Galatasaray soyunma odasına 2-0 önde gidiyor..
MAÇTA İKİNCİ YARI
İkinci yarı Bursasporlu oyuncuların vuruşu ile başladı.
46.dakika Galatasaray ikinci devreye değişiklikle başladı… Baros oyundan alınırken Nonda oyuna giriyor.
Golll Bursaspor İbrahim’in attığı golle araki farkı 1′e indirdi.
54.dakika Ali Tandoğan’ın kullandığı serbest vuruşta İbrahim ceza sahasında oluşan karambolde uçarak kafayı vurdu ve topu ağlara gönderdi
Şimdi skor: Galatasaray:2 Bursaspor:1
55.dakika Galatasaray’da oyuncu değişikliği… Aydın Yılmaz oyundan alınırken Mehmet Güven oyuna girdi.
56.dakika Bursaspor’da Volkan Şen rakibine yaptığı müdahele sonucunda sarı kart gördü.
57.dakika Lincoln’ün pasında defansın uzaklaştırmak istediği top Ayhan’ın önünde kaldı..
Ayhan topun gelişine sert vurdu top üstten auta çıktı.
61.dakika Bursaspor’da oyuncu değişiklikleri… Bekir Ozan oyundan alınırken Krita oyuna giriyor. Bir değişiklik ise Veli oyundan alınırken Maxim Romaschenko oyuna giriyor
64.dakika Kewell ceza sahası dışından aşırtma bir vuruş denedi.. Kewell’ın vuruşu üstten auta çıktı
67.dakika Ayhan’ın ceza sahasına gönderdiği topta defansına yardıma gelen Tadue topu uzaklaştırdı
69.dakika Atılan uzun pasta Lincoln ceza sahasında topla buluştu..Ama öncesinde çalan düdük var.. Lincoln’ün pozisyonu ofsayt…
70.dakika Lincoln ceza sahası dışında topla buluştu vuruşunda top üstten auta çıktı
75.dakika Galatasaray’da oyuncu değişikliği.. Kewell oyundan alınırken Volkan Yaman oyuna giriyor..
78.dakika Bursaspor beraberlik golü için baskılarını artırdı bu dakikalarda.. Galatasaray tamamen sahasına çekildi…
79.dakika Bursaspor atağında Volkan Şen sağ kanatta yerden ceza sahasına pas attı ama savunmada Emre Aşık son anda topu taca gönderdi.
80.dakika Bursaspor’da oyuncu değişikliği… Volkan Şen oyundan alınırken Young Rok oyuna giriyor
82.dakika Krita, Serkan Kurtuluş’a yaptığı sert müdahale sonrası sarı kart gördü
84.dakika Lincoln’ün sağ kanattan kullandığı köşe vuruşunda Nonda’nın kafa vuruşu dışarı açıldı… Top Volkan Yaman’ın önünde kaldı… Volkan’ın ortası Bursasporlu oyunculara çarpıp taca çıktı
86.dakika Bursaspor inanılmaz bir gol kaçırıyor… Emre’nin hatasında Young Rok ceza sahasında topla buluştu… Young Rok’ın vuruşu üstten dışarı çıktı..
88.dakika Bursaspor üst üste tehlikeli ataklar geliştiriyor… Hızlı gelişen Bursaspor atağında Young Rok’tan önce Emre ceza sahasında topu kontrol etti ve tehlikeyi önledi
90.dakika Karşılaşmada 3 dakikalık uzatma süresi oynanacak…
90+1.dakika Bursaspor’un kullandığı köşe vuruşunda Barış topu uzaklaştırdı…
90+3.dakika Bursaspor Sercan ile mutlak gol pozisyonundan yararlanamadı… Ceza sahasına ortalanan topta Sercan’ın kafa vuruşunu De Sanctis tek yumrukla kornere gönderdi
Ve karşılaşmada son düdük çaldı… Galatasaray Bursaspor’u 2-1 mağlup etti.
GALATASARAY 2-1 BURSASPOR
Mart 2, 2009

KONYASPOR: 0-1 :GALATASARAY
Turkcell Süper Lig’deki son 5 maçında sadece 1 galibiyet alabilen Galatasaray, Bülent Korkmaz yönetimindeki ilk sınavında 3 puana ulaştı.
22. haftanın son maçında Konyaspor’a konuk olan sarı-kırmızılı takım, Arda’nın ilk yarıda attığı golle galp geldi.
Konya Atatürk Stadı’ndaki maçın ilk yarısında ev sahibi takımın üstünlüğü göze çarparken, Mihajlov ve ile net fırsatları harcadı. Kontrataklarda Baros ve Lincoln ile pozisyon arayan Galatasaray ise devreyi 11. dakikada savunma hatasını iyi değerlendirip araya giren Arda’nın golüyle önde kapadı.
İkinci yarıya daha baskılı başlayan konuk ekip, bu bölümde Sabri ile ciddi bir pozisyondan yararlanamazken, ev sahibi Konyaspor son bölümde duran toplarla gol arasa da bunda başarılı olamadı.
Üstünlüğünü koruyan Galatasaray 90 dakika sonunda tek golle 3 puanı alarak kötü gidişe son verdi. Puanını 40′a çıkaran sarı-kırmızılı takım, lider Sivasspor’la arasındaki farkı 5′e indirdi.
MAÇIN İLK YARISI
3.dakikada Konyasporlu Bülent Bölükbaşı’nın kafayla aşırdığı top ceza sahası önünde Veysel’in önüne düştü. Galatasaray defansını geçen Veysel, kaleci De Santic ile karşı karşıya kaldı vuruşunda meşin yuvarlak De Sanctis’te kaldı.
11. dakikada Galatasaray deplasmanda öne geçti. Bu dakikada Sabri’nin savunmanın arkasına gönderdiği uzun topta kaleci ile defansın anlaşmazlığından yararlanan Arda, kafayla meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu. 0-1.
30. dakikada sağ kanattan Bülent Bölükbaşı’nın kullandığı serbest vuruşta topla buluşan Cihan’ın vuruşu sonrası meşin yuvarlak az farkla auta çıktı.
32. dakikada ortasahada topla buluşan Cihan, Galatasaray cezasahısının içine yaptığı ortada Bülent Bölükbaşı kaleci De Santic ile karşı karşıya kaldı. Topa yükseklik kazandıran Bülent’in vuruşu az farkla auta çıktı.
49. dakikada Hakan Balta’nın ceza sahasına ortasında topla buluşan Meira, topuğuyla meşin yuvarlağı Lincon ile buluşturdu. Lincon’un sert şutu kale direğinin üzerinden auta çıktı.
62. dakikada sağ kanattan Bülent Bölükbaşı, topu ceza sahasına ortaladı. Topa yükselen Cihan Haspolatlı’nın kafa vuruşunda az farkla auta çıktı.
64. dakikada Bülent Bölükbaşı’nın ortasında ceza sahası içinde topla buluşan Veysel, pozisyonu değerlendiremeyerek meşin yuvarlağı kalenin sağ tarafından auta attı.
75. dakikada, Da Silva’nın ceza sahası dışından kullandığı serbest vuruşta oluşan karambolda top kaleci Da Santic’de kaldı.
Maçın ilerleyen dakikalarında başka gol olmayınca karşılaşma Galatasaray’ın 1-0 üstünlüğü ile sona erdi.
Stat: Konya Atatürk Stadı
HAKEMLER: Tolga Özkalfa, Serkan Gençerler, Muhuttin Gürses
KONYASPOR: Jefferson 5, Ömer Gündostu 6, Kratochvıl 6, Milos 7, Zafer Demir 5 (Dk. 84 Mehmet Çoğum ?), Cihan Haspolatlı 5, Ayman 6, Poljac 5(Dk. 49 İsmail Güldüren ?), Celaleddin Koçak 5, Veysel 6, Bülent Bölükbaşı 7
Galatasaray: De Santic 7, Fernando Meira 6 ,Barış Özbek 5, Lincoln 5, Baros 5(Dk. 45 Ümit Karan), Ayhan Akman 6, Kewell 6 (Dk. 64 Aydın ?), Emre Aşık 6, Hakan Balta 6, Sabri 6, Arda 7 (Dk. 77. Mehmet Güven ?)
Gol: Dk. 11 Arda Turan (Galatasaray)
Sarı kartlar: Dk. 55 Cihan Haspolatlı (Konyaspor), Dk. 76 Meira, Dk. 74 Sabri(Galatasaray)
Mart 2, 2009

Wolfsburg’a deplasmanda galibiyeti getiren goller 12. ve 24. dakikalarda Grafite, 76. dakikada Dzeko’dan gelirken, Hamburg’un tek sayısını 73 dakikada Guerrero kaydetti. Bu sonucun ardından Hamburg 42 puanda kalırken, Wolfsburg puanını 39′a yükseltti.
BAYERN, EKSİK BREMEN’İ GEÇEMEDİ
Bundesliga’da bugün oynanan bir başka maçta ise milli futbolcu Hamit Altıntop’un formasını giydiği Bayern Münih, Mesut Özil’in takımı Werder Bremen’e konuk oldu.
Hamit’in ilk 11′de sahaya çıktığı ve 77 dakika oyunda kaldığı maçta Bayern 75 dakika 10 kişi oynayan rakibine üstünlük sağlayamadı ve mücadele başladığı gibi golsüz sona erdi. Karşılaşmanın 15. dakikasında Werder Bremen’den Naldo kırmızı kart oyun dışında kaldı. Bu sonucun ardından Werder Bremen puanını 28′e, Bayern Münih de 39′a yükseltti.
Bundesliga’da oynanan diğer maçta ise Stuttgart deplasmanda Karlsruhe’yi 50. dakikada Elson ve 88. dakikada Khedira’nın golleriyle 2-0 mağlup etti.
Şubat 26, 2009
Nonda eski hocasına verdi veriştirdi. Kongolu futbolcu
Skibbe’yi otorite yoksunu olmakla suçladı.
Galatasaray’ın Kongolu futbolcusu Shabani Nonda,
içini Fransız basınına döktü. Nonda, görevinden alınan
Michael Skibbe’yi çok sert eleştirirken, Alman
çalıştırıcının büyük bir otorite eksikliği olduğunu
savundu.
Fransa’nın en çok satan spor gazetesi L’Equipe’e
konuşan Galatasaraylı golcü Nonda, eski hocasını
otorite yoksunu olmakla suçlarken, futbolcular olarak
Alman çalıştırıcının daha önce istifa etmesini
beklediklerini açıkladı.
BIRAKACAĞINI DÜŞÜNDÜK AMA O KALDI
Skibbe’nin yardımcılarının gönderildiği dönemi
hatırlatan Kongolu futbolcu, “Bunun üzerine onun da
takımı bırakacağını düşünmüştük, ama o kaldı. Ne
olduğunu anlamadık. Bugün bu haldeysek, biraz da bu
yüzden zaten. Bu durum, çok kötü bir ortam yarattı.
Ayrıca takımı da ikiye böldü” diye konuştu.
OTORİTE YOKSUNU
Skibbe’nin takımı iyi yönetemediğine dikkat çeken
golcü oyuncu, “Skibbe döneminde biraz fazla gel-geç
durumları vardı. Galatasaray gibi bir takımı yönettiğin
zaman, herkes tarafından saygı duyulan birisi
olmalısın. Bu konuda ısrarcı olamadı. Bir futbolcu,
oyundan alınırken biraz surat yapsa, bir dahaki maçta
sahadan alınmıyordu. Otorite bizim en büyük
eksiğimizdi. Çünkü bu takımda zaten kaliteli
futbolcular var. Ama herkes kendi küçük kaprisini
yaparsa, 5 golü kalemizde görürüz tabii” dedi.
“GOURCUFF’UN GELMEMESİ İYİ OLDU”
Yarın oynanacak Bordeaux karşılaşması hakkındaki
görüşlerini de aktaran Nonda, “Taraftarlarımızın bizi
bekledikleri kesin. Bütün bu olup bitenlerden sonra,
bu maç ayrı bir anlam kazandı. Kaldı ki kulübün
hedefi, İstanbul’da oynanacak finale kadar ilerlemek”
ifadelerini kullandı.
Bordeaux Teknik Direktörü Laurent Blanc’ın, yıldız
oyuncusu Yoann Gourcuff’u İstanbul’a gelen kafileye
katmamasının kendisini şaşırttığını belirten Nonda,
“O, maestro niteliğinde bir futbolcu. Gelmemesi bizim
için iyi oldu” dedi.
Nonda, Bordeaux maçı öncesi en büyük sıkıntılarının
ise, bugüne kadarki oyun düzeni içerisinde
Galatasaray’da kimin nerede oynadığının tam belli
olmaması olduğunu söyledi.
Kongolu golcü, özellikle de Ali Sami Yen Stadyumu’nda
gol atmakta zorlanmadıklarını, ancak Bordeaux
tehlikesi karşısında belki her zamankinden daha az
bastıracaklarını ifade etti.
Şubat 26, 2009
Fatih Terim, Lincoln’le ilgili değerlendirme yaparken, bir çok yabancı futbolcunun Milli Takım’da oynamak istediğini söyledi.
Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, 2010 Dünya Kupası elemelerinde, son iki senedir yenilmeyen son Avrupa Şampiyonu İspanya ile 90 bin kişilik Santiago Bernabeu Stadı’nda oynanacaklarını belirterek, “Marka değeri olarak çok önemli bir maç. Böyle bir yerde başarılı olmak dünyayı sarsacak bir haberdir” dedi.
Bahçeşehir Üniversitesi’nin Beşiktaş Yerleşkesi’nde yapılan “Türk Futbolunun Marka Değeri” başlıklı konferansta konuşan Terim, öğrencilerin İspanya maçlarıyla ilgili sorusu üzerine, “4 senedir Madrid’e milli maç alınmamış. 90 bin kişilik Bernabeu’da oynayacağız ve stat dolacaktır. Rakibimiz son 2 senedir yenilmiyor güzel, son Avrupa Şampiyonu o da güzel. Çok önemli oyunculardan kurulu. Marka değeri için çok önemli bir maç olarak görüyorum. Böyle bir şeyi kazanmak, böyle bir yerde başarılı olmak dünyayı sarsacak bir haberdir. Oyuncularım 4 gündeki 2 maçta Türk Milli Takımını hatırlatacaktır” diye konuştu.
Türk Milli Takımı’nın oynamayı seven bir takım olduğunu anlatan Terim, “İspanya milli takımı da dünyada en iyi oynayan takımlardan biri. Dünya sıralamasında 1 numara, Avrupa Şampiyonu. Bahanelerden uzak, gidip aslan gibi oynarız. Hiç merak etmeyin. Sizden bir ricam var, televizyonu erken terk etmeyin, bekleyin. Olmaz da demeyin. Hırvatistan’dan 118′de gol yiyoruz, 120′de atıyoruz. Sonra ‘şans’ diye bazı şeyler duydum. 118′de yediğimiz şans değil, 120′de attığımız şans. Hiçbir ciddi başarı tesadüfi olamaz” deyince, öğrenciler alkışladı.
Sakatlığı bulunan Servet’in olmamasının talihsizlik olduğunu kaydeden Fatih Terim, şöyle devam etti: “Benim buradaki tek endişem maçlara kadar olan bölümde başka oyuncuları kaybetmeyelim, yoksa zaten sakatlara alışkınız. Hatta bir başka gencimiz için bu fırsat olur, belki yeni bir Servet çıkar.
Servet ile ameliyattan sonra konuştum, bilim, tıp ‘yetişmiyor’ dese de kendisini oraya yetiştirme düşüncesinde olacaktır. Siz hiç endişelenmeyin, biri çıkar çok da iyi oynar.”
“DEVAMLI OYNAYAN BİR LİNCOLN İYİ BİR FUTBOLCU”
Fatih Terim, bir öğrencinin, “Lincoln’un milli takımda oynamasını ister misiniz?” şeklindeki sorusu üzerine, “Ne buradaki arkadaşların, ne hocalarımızın ne de bizim ‘olsaydı ihtimali var mıydı’ gibi şeylerle o kadar vaktimiz yok. Statü olarak oynayacak durumda değil. Sakat olmayan devamlı oynayan bir Lincoln iyi bir futbolcu. Türk milli takımında oynamak isteyen yabancı o kadar çok kişi var ki…” diye konuştu.
Terim, Turkuaz formayla ilgili soruya karşılık, Turkuaz’ın Türk isminin geçtiği tek renk olduğunu, ancak konunun başka yerlere çekildiğini, kırmızı-beyaz formalarla devam edeceklerini söyledi.
Almanya’da daha fazla futbolcu yetişmesinin nedeniyle ilgili bir soru üzerine Terim, şöyle konuştu: “(Bunu kaçırdık Almanya’yı tercih etti) gibi şeyler sizi fazla endişelendirmesin. Türkiye’de 7-18 yaş arasında 21 milyon kız-erkek çocuğumuz var. Biz doğal kaynağı kullanamıyoruz. Bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı ile bir çalışmamız var.
2005′de Nuri ve Halil’in attığı gollerle Almanya’yı 2-1 yendiğimiz maçtan sonra Almanlar ‘Biz yetiştiriyoruz, bize gol atıyorlar’ dediler ve bir kanun çıkardılar. (Eğer Türkiye’yi seçersen seni yabancı sayarım) diyor. Bu da çok kolay terk edilecek bir şey değil. Çocuklarımıza da çok fazla kızmayın. ‘Bize hiç bakmıyorlar ki’ diyenler var. Biz herkese bakıyoruz.”
Fatih Terim, Avrupa Şampiyonası’ndan sonra Türkiye ile ilgili akılda kalan şeyin, “Pes etmeyen, sürprizlerle dolu, her an her şeyi yapabilecek bir sistem içinde oynayan, daima her an her şeyi bekleyeceğimiz bir takım” olduğunu, Avrupa’da oynayan futbolcuların artmasının fazlalaşmasının Türk futbolunun marka değerini arttıracağını söyledi.
Ligde birçok takımın şampiyonluğa oynamasının ayrı bir heyecan yarattığını anlatan Terim, “Diğer ülkeler tarafından takip edilerek, onlar tarafından enteresan takımların ortaya çıkması ligimize ayrı bir marka değeri katmıştır. Sivas, Trabzon ve Kayseri de olayın içine girince heyecan arttı. Artınca bilinirlik, tanınırlık da arttı. Bu arttıkça da marka değeri de artıyor” diye konuştu.
Fatih Terim, 1996 yılında milli takım ile Avrupa Şampiyonası’na gitmeye hak kazandıklarında Şenes Erzik ve ekibinin büyük çabalarıyla Pepsi ile sponsorluk anlaşması yaptıklarını ifade ederek, “Mercedes bizi taşıyacak arabayı geri almak kaydıyla veriyordu. Şu anda formamızın üstünde yer yok. Bu Türk takımının marka değerinin ne kadar önemli olduğunu gösterir. Ortada bir marka var bu markayı el birliğiyle daha iyi yerlere çekmeliyiz. Mart ayının sonunda markayı biraz daha tanıtmak için önemli bir fırsattır. Markayı ezberletmek için başarılı olmak zorundasınız” şeklinde konuştu.
ARIBOĞAN: “SPONSORLUK GELİRİMİZ 12′DEN, 35 MİLYON DOLARA ÇIKTI”
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkan Vekili Lutfi Arıboğan, 14 Şubat 2008 tarihinde göreve geldiklerinden bu yana hem toplumdan hem spor camiasından hem de iş dünyasından çok önemli olumlu geri dönüşler aldıklarını belirterek, adalet, güvenilirlik ve şeffaflık kavramlarıyla Türk futbolunu yönettiklerini söyledi.
Son bir yılda, 12 milyon dolar olan sponsorluk gelirlerini 35 milyon dolara çıkardıklarını belirten Arıboğan, “Bu dünyada bir rekordur” dedi.
Milli takımın Avrupa ve dünya 3.’lüğü, Galatasaray’ın UEFA Kupası ve Süper Kupa’yı kazanmasının Türk futbolunun marka değeri katkıda bulunduğunu anlatan Lutfi Arıboğan, “Süper ligin değerinin artırılması yönünde orta vadede çok önemli şeyler yapacağız. Kulüplerimizin idari ve mali olarak iyi yönetilmesi için gereken tedbirleri alıyoruz. 2010 yılında süper ligi dünyada önemli bir marka yapmak adına yurt dışına açılmayı planlıyoruz” diye konuştu.
Arıboğan, bir soru üzerine, belediyelerin kulüp sahibi olmaması, ama spora katkıda bulunmasının ideal model olduğunu söyledi.
Turkuaz formayla ilgili soru üzerine ise Lutfi Arıboğan, şunları kaydetti: “Basketbolda milli takım formasını 243 defa giydim. Bayrak ile milli formanın birbirine eşitmiş gibi algı yaratılmasını doğru bulmuyorum. Farkındalık yaratmak için dünyada bazı ülkeler bu renkleri kullanmışlar. Türkiye’de her şey speküle ediliyor. Bu sadece marketing stratejisi ile alakalıydı, ama doğru yönetilemedi. Çok kabul edilmedi. Biz yine kırmızı beyaz ağırlıklı olarak kullanmaya devam edeceğiz. Yeni kreasyonumuzda turkuaz yok.”
Arıboğan, konferansa katılacağı açıklanan TFF Başkanı Mahmut Özgener’in yakın bir ahbabının vefatı nedeniyle İzmir’e gitmek zorunda kaldığı için gelemediğini söyledi.
Konferansın sonunda Lutfi Arıboğan’ın eşi olan Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Deniz Ülke Arıboğan, Fatih Terim ve Arıboğan’a birer plaket verdi.
Şubat 15, 2009

TBBL’de 16. haftası Fenerbahçe-G.Saray derbisine sahne oldu…Sarı-Lacivertli ekip sahasında ağırladığı ezeli rakibini bozguna uğrattı
FENEBAHÇE: 82-55 :GALATASARAY
Türkiye Bayanlar Basketbol Ligi’ndeki derbi maçta lider Fenerbahçe, ezeli rakibi Galatasaray’ı 27 sayı farkla yendi: 82-55
Salon: Kadıköy Caferağa
Hakemler: Engin Kennerman xx, Semih Vural xx
Fenerbahçe: Birsel xxx 6, Ajavon xxx 19, Powell xxx 10, Nevriye xxxx 20, Sutton Brown xxx 12, Esmeral xx 4, Nevlin xxx 11
Galatasaray: Işıl xx 12, Tugba x 3, Augustus xxx 20, Young x 4, Kress xx 5, Yasemin xx 4, Esra x, Şaziye x 2, Brown xx 5
1. Periyot: 15-15
Devre: 39-27 (Fenerbahçe lehine)
3. Periyot: 62-44
Beş Faulle Çıkan: Young 35.29 (Galatasaray)
MAÇIN PERİYOTLARI
Karşılaşmaya iyi başlayan Galatasaray, 3. dakikada Augustus’un basketleriyle 9-2 öne geçti. Bu dakikadan sonra toparlanan Fenerbahçe, Powell’ın basketleriyle farkı azalttı ve Ajavon’un basketiyle ilk periyot sonunda 15-15 beraberliği yakaladı.
2. periyotta Ajavon ve Nevlin ile etkili olan Fenerbahçe, devrenin bitimine 1 dakika 27 saniye kala Nevriye’nin basketiyle farkı 16 sayıya (39-23) çıkardı ve ilk yarıyı 39-27 önde tamamladı.
Maçın 3. periyodunda Ajavon ile arka arkaya sayılar bulan Fenerbahçe, 24. dakikada Sutton Brown’un basketiyle farkı 21 sayıya dek (50-29) çıkardı ve son periyoda 62-44 önde girdi.
Son periyotta da üstün oyununu sürdüren sarı-lacivertliler, son dakika içinde farkı 28 sayıya kadar (82-54) çıkardı ve karşılaşmadan da 82-55′lik skorla galip ayrıldı.
MAÇTAN NOTLAR
Fenerbahçeli taraftarlar, derbi maça büyük ilgi gösterdiler. Kadıköy Caferağa Spor Salonu’nu tamamıyla dolduran sarı-lacivertli taraftarlar, takımlarını desteklerlerken, çok sayıda taraftar da salona giremedi.
Karşılaşmayı Fenerbahçe Kulübü Başkanvekili Nihat Özdemir, asbaşkanlar Ali Koç, Murat Özaydınlı, Tahir Perek, Neşet Yalçın ve Serhat Çeçen, yöneticiler Semih Özsoy, Turan Şahin, Ünal Uzun ve Hakan Dinçay da izlerlerken, Galatasaraylı yöneticiler maça gelmedi.
Maç sonunda Fenerbahçeli yöneticiler takımlarını ayakta alkışladılar.
MAÇ YAKLAŞIK 15 DAKİKA DURDU
Galatasaray-Fenerbahçe rekabetinin 100. yılında, (A) takımlar düzeyinde yapılan ilk karşılaşma özelliği taşıyan derbi olaylı geçti.
Fenerbahçeli taraftarlar, zaman zaman küfürlü tezahüratlar yaparlarken, 3. periyotta sahaya yabancı maddeler de atılınca 3. kez yapılan anons sonunda hakemler soyunma odasına gittiler ve karşılaşma yaklaşık 15 dakika durdu.
3. periyotta maçın 26. dakikasında küfürlü tezahüratlar nedeniyle salonda anons yaptırıldı. Periyodun bitimine 1 dakika 25 saniye kala tribünlerden atılan yabancı bir madde Galatasaraylı Işıl’ın kafasına isabet edince, salonda bir kez daha anons yapıldı. İkinci anons yapılırken Fenerbahçeli kimi yöneticiler, taraftarları yabancı madde atmamaları yönünde uyardı.
Periyodun bitimine 50 saniye kala bir kez daha sahaya yabancı madde atılınca, 3. kez anons yapıldı ve hakemler soyunma odasına gitti. Bu olay üzerine asbaşkan Ali Koç, taraftarların olduğu tribünlere giderek yabancı madde atmamaları konusunda onları uyardı. Bu olay sırasında Galatasaraylı Augustus da atılan yabancı maddeyi tribünlere geri gönderince teknik faul aldı.
Güvenlik güçleri tribünlerin önüne sıralanırken, kimi polisler de tribünlerde taraftarların önüne yerleştirildi. Güvenlik önlemlerinin alınmasının ardından hakemler yaklaşık 15 dakika sonra yeniden sahaya gelerek, maçı yeniden başlattılar.
Maç sonunda taraftarlar Fenerbahçeli basketbolcuları tribünlere çağırdılar. Tribünün önüne gelen oyunculara çiçekler atan taraftarlar, basketbolcularla birlikte tezahürat yaptılar.
Sezonun ilk yarısında yapılan maçı da deplasmanda 66-58′lik skorla kazanan Fenerbahçe, böylece liderliğini sürdürürken, olası bir play-off eşleşmesine de 1-0 önde başlayacak olmanın avantajını yakaladı.













