Kameralı Sohbet


Sesli Sohbet


Mirc Sohbet

Not : Norton Antivirus, Awast ve NOD32 Antivirus Tarafından Taranmış

 

Ekim 14, 2009

(0) Comments

Erbil muhalefet lideri gibi!

admin

Ücretli öğretmenlik yapan yarışmacının ne kadar kazandığını öğrenince tepki gösterdi:

seks-cinsellik-iliski2611

Ücretli öğretmenlik yapan yarışmacının ne kadar kazandığını soran Mehmet Ali Erbil, duyduğu rakam karşısında muhalefet lideri gibi bir konuşma yaptı . İşte o sözle:.

MA..E. Şu an ne yapıyorsun?

Yarışmacı: Ücretli öğretmenlik yapıyorum.

M.A.E: : Ama maaş alıyorsunuz?

Y: Tabi ücret karşılığı maaş alıyorum..

M. A.E: Ne kadar maaş alıyorsun? Erkeklerin aldığı maaş söylenmez ama gel kulağıma söyle.

Y: Ayda! Maalesef mi?

M.A.E: Benden çok alıyorsun lan.(Gülüyor ve söylenen rakam karşısında şaşırmış görünüyor) – Hangi okulu bitirdin.

Y: Anadolu Üniversitesi…

M.A.E: Anadolu Üniversitesi’ni bitirdin kardeşim. Of of ne olacak bu Türkiye’nin hali. Hala nelerle uğraşıyoruz, hala nelerle uğraşıyoruz. Ayıptır söylesi 500 TL maaş alıyor. Bakar mısın? Üniversiteyi bitirmiş öğrencilere İngilizce öğretiyor, 500 TL maaş alıyor. Türkiye hala demokratik açılımdan bahsediyor.”" Yalan mı? Allaşkına yani… Allaşkına kardeşim yani… Gençlik aç, işsiz biz nelerden bahsediyoruz. Ben karar veremiyorum hangimiz Allah’tan korkuyor?

Hangimiz daha Müslümanız?

CEM UZAN’A GÖNDERME

Vallahi ben ne yapayım bilmiyorum, gidip Afganistan’a mı sığınayım? Gerçi o sığınanlar ülkeyi soydular, farklı yani bizden farklı.

“SANATÇI OLARAK BASKI GÖRÜYORUM”

Biz konuştuğumuz zaman fikrimizi söylediğimiz zaman ne baskılar görüyoruz, size anlatamam bir sanatçı olarak. Ulan benim cürümem ne lan! Ben ne kadar yer yakarım yani. Ben kimim lan yani. Ben bile baskı görüyorum, konuşuyorum diye. Yazık!..Keşke benim korktuğum kadar korsanız Allah’tan!

“TÜRK HALKI KENDİNE GEL”

Ah emekliler için hiçbişey söyleyemiyorum. Daha nelerden bahsediyorlar, Allahışkına bana söyler misiniz. Kendine gel Türk halkı, kendine gel. Samimi söylüyorum kendine gel, daha neler bekliyor bizi kimbilir. Çocuk ya yazık günah, İngilizce gibi bir lisan öğretiyor. Kolay değil ama bakın 500 TL maaş veriyoruz. Bunun garantisi de yok yani sözleşmeli.

“ONLARIN TUZU KURU”

Tabii hepsinin tuzu kuru şeyden bahsederken. Tuzu kuru kuru, tuzlar kuru! Düşünün arkadaşlar uyanın, lütfen uyanın. Allah rızası için uyanın. Biz bunu hakeden toplum değiliz. O kadar güzel, o kadar zengin bir ülkemiz var ki!

AYDIN DOĞAN’IN DA BAŞI BELADA

Yarışmacı büyük ödül için Mehmet Ali Erbil’den destek istiyor. İşte Erbil’in yarışmacının bu isteği üzerine canlı yayında Aydın Doğan’ı savunduğu o sözleri;Yani o kadar da yapmayalım canım. Biraz da patronumuzu da düşünelim, ona da sürekli bindiriyorlar. Onun da başı belada. Vergi cezası diye bindiriyorlar. Onu da düşenmek zorundayım. Ben ne yapayım yani. Aydın Doğan’ı da düşünüyorum.Ne yapalım bundan sonra Pakistan’a sığınma hakkı talep edeceğiz. Biz Türkiye’de baskı altındayız. Ben bir sanatçı olarak baskı altındayım, beni Pakistan alır mı? Yok yok beni Azerbaycan alır, beni orada çok seviyorlar.

İnternethaber 

Ekim 14, 2009

(0) Comments

Ertuğrul Özkök’ün kızı boşandı

admin

Ertuğrul Özkök’ün kızı Gülümsün Özkök ile Ercan Saatçi’nin evliliği sona erdi.

gulumsunozkok

Sanatçı Ercan Saatçi ile Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök’ün kızı Gülümsün Özkök Saatçi’nin evliliği sona erdi. Mahkeme, çocukların velayetini anneye verdi.

Şiddetli geçimsizlik ve evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle Beykoz Aile Mahkemesi’ne Gülümsün Özkök Saatçi’nın açtığı boşanma davası sonuçlandı. Sabah 08:30′da adliyeye gelerek Saatçi çifti, tek celsede boşandı.

Mahkemenin, çiftin iki çocuğunun velayetini anneye verdiği öğrenildi. Yine mahkeme, çocuklar için aylık bin 700 TL nafaka tayin etti.

Medyaradar

Ekim 8, 2009

(0) Comments

Yiğit Bulut’tan Avşar’a şok mail!

admin

gencavsaryasarnuriozturk

Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Yiğit Bulut, Hlüya Avşar’a ne dedi?

AKTİF HABER.COM sitesinin haberine göre, Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Yiğit Bulut, programcı Hülya Avşar’a canlı yayın esnasında mail atarak, ”Yaşar Nuri’nin AKP’yi eleştirmesine izin verme” dedi.

Yaşar Nuri Öztürk ile Kamer Genç’in konuk olduğu Hülya Avşar’ın programının yankıları sürüyor. Bilindiği üzere, programda AKP’yi eleştiren Yaşar Nuri Öztürk ile Kamer Genç’in sözleri kesilmişti. Yaşar Nuri Öztürk bunun üzerine programı terk etmiş, Kamer Genç konuşurken ise yayına son verilmişti.

Bu gelişmenin arkasında Yiğit Bulut’un olduğu öne süren Aktif Haber.com, ”Programı Bulut kestirdi” iddiasında bulundu. Aktif Haber’e göre, Yiğit Bulut program sırasında Hülya Avşar’a mail atarak ”AKP’yi eleştirmelerine izin verme” dedi. 

Ekim 8, 2009

(0) Comments

Şaşırtıcı Hotmail gerçeği!

admin

hotmail2205

Hotmail’de en çok kullanılan şifreleri görünce siz de çok şaşıracaksınız.

Hotmail’in hack’lenmesiyle ortaya çıkan gerçek: En çok kullanılan şifreleri görünce şaşıracaksınız.

Bir güvenlik blogcusunun ele geçirilen Hotmail hesapları üzerine yaptığı araştırma sonucunda çarpıcı bir gerçek ortaya çıktı! Yapılan araştırma sonucunda ele geçirilen hesaplara arasında kullanılan en popüler Hotmail ve MSN şifresinin 12345 olduğu ortaya çıktı.

Acuntetix blogcusu Bogdan Calin, 10.000 hesabı inceledi. Bunlardan 82 tanesinin şifresinin 12345 olduğunu gördü. Diğer popüler şifreler ise 12345678, 1234567 ve tahmin edebileceğiniz gibi 111111 oldu.

Anlaşılabileceği gibi kullanıcıların büyük çoğunluğu çok zayıf şifreler kullanıyor. Yüzde 43′ü sadece küçük harf kullanırken, kullanıcıların yüzde 19′u sadece sayısal şifre tercih etmiş. Şifrelerin sadece yüzde 6’sı olması gerektiği gibi güçlü şifrelerden oluşuyormuş.

Elbette bu şifreler kaba kuvvet saldırısıyla değil, daha önceki haberimizde ve devamındaki haberde yer verdiğimiz yöntemle ele geçirildi. Bununla birlikte hackerların işini kullanıcıların ne kadar kolaylaştırdığı ortaya çıkıyor.

Şifreniz yeterince güçlü mü? Hesabınızı ele geçirilmekten korumak için Güçlü şifre oluşturma sanatı isimli makalemizi mutlaka okuyun…

Daha fazlası için www.chip.com.tr sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Eylül 27, 2009

(0) Comments

Sevişmeli dizilere şifre geliyor

KraL

Sevişmeli dizilere şifre geliyor
RTÜK’ün uyarıları dizilerdeki sevişme sahnesi furyasını dindiremeyince Bakanlık çalışma başlattı.
Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, televizyonlarda yayınlanan dizilerle ilgili yeni bir uygulamayı açıkladı.

Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, televizyonlarda yayınlanan dizilerle ilgili yeni bir uygulamayı açıkladı. Kavaf, “Türk aile yapısıyla örtüşmeyen programlar için şifre uygulanacak” dedi.

Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Türk aile yapısıyla bağdaşmayan dizilerin şifreli olarak yayınlanması konusunda çalışma başlattıklarını söyledi.

Elazığ’a ziyareti sırasında Başbakanlık Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı kurumları gezen Kavaf, Gazi Huzurevi’ne barınan yaşlıların sorunlarını dinledi. Daha sonra Vali Osman Aydın Çocuk ve Gençlik Merkezi’ne giden Selma Kavaf, burada da masa tenisi oynayan bir çocuğun daveti üzerine raketi eline alarak, çocukla kısa süreliğine maç yaptı.

Temaslarının ardından Elazığ Valiliği’nin düzenlediği yemek programına katılan Bakan Kavaf, burada bir muhabirin, “Televizyonda Türk aile yapısıyla örtüşmeyen diziler var. Bu dizilerle alakalı bir çalışmanız var mı?” sorusunu cevapladı.

Kavaf, Türk aile yapısına uygun olmayan programlarla ilgili bir çalışma yapacaklarını ifade etti. Kavaf, şöyle konuştu: “Toplum olarak en büyük değerleri bir arada değerin aile kurumu olduğunu her zaman övünerek söylüyoruz. Ancak aile kurumunun da olumsuz birtakım gelişmelerden korunması gerektiğine inanıyoruz. Aileyi bir arada tutan değerlerde erozyona uğrayanlar varsa yeniden canlandırılması var.

Olanların da güçlendirilmesi ve pekiştirilmesi gerekiyor. Güçlü aile yapısının inşa edilmesi, sürdürülebilirliğinin sağlanması gerektiğine inanıyoruz. Bununla ilgili çalışmalarımızı ilerleyen günlerde kamuoyuyla paylaşacağız.

Dolayısıyla güçlü aile yapısına zarar verecek görüntüler, yayınlar, söylemler, eylemler, o yapıyı zedeleyecek kamu vicdanında toplumun vicdanında sıkıntı yaratacak olan birtakım şeylerin de değerlendirilmesi ve gözden geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu tüm dünyada böyle.

O görüntülerin eylemleri ve söylemlerin olduğu her neyse işte yayınların bir şifresi vardır. Onu seyretmek isteyenler o şifreyi satın alırlar ve seyrederler. Ama kontrolsüz, şifresiz bir şekilde bu yayınlar dünyanın hiçbir yerinde yok. Bizdede öyle olması gerektiğine inanıyorum”

Mart 7, 2009

(0) Comments

İşte yepyeni Terminator VİDEO

Arnold Schwarzenegger’in rol almadığı Terminator Salvation

717b2d4b9d94b3e311a3c3d291b158b22.mpeg

Arnold Schwarzenegger ile dünya çapında büyük ses getiren Terminator serisinin son halkası Terminator Salvation çok yakında sinemalarda olacak. California Valisi Arnold Schwarzenegger’in oynamadığı yeni filmin başrolünde Christian Bale yer alıyor.

Şubat 22, 2009

(0) Comments

Vadi’nin yeni bölüm fragmanı

Vadi'nin yeni bölüm fragmanı
Büyük gün 5 Mart! Ekranların efsane dizisi Kurtlar Vadisi Pusu, 5 Mart Perşembe akşamı bomba gibi dönüyor! İşte yeni fragman…

Heyecanlı bekleyiş sona eriyor! Büyük gün 5 Mart! Ekranların efsane dizisi Kurtlar Vadisi Pusu, verdiği aranın ardından 5 Mart Perşembe akşamı Show TV ekranlarına bomba gibi dönüyor!

Macera kaldığı yerden hızını kesmeden devam ediyor.

5 Mart Perşembe akşamı yine nefesler tutulacak, yine tüm Türkiye Kurtlar Vadisi Pusu’ya kilitlenecek.

İşte yeni bölümün fragmanı…

Şubat 14, 2009

(0) Comments

Carmen Beyaz’ı elledi

Carmen Beyaz'ı elledi
Carmen Electra, Türkiye’ye geldi Beyaz’ı utandırdı. Electra canlı yayında seksi pozlar verirken Beyaz’ın poposuna elledi.

Beyaz Show’un bu haftaki konuğu Carmen Electra oldu. Birbirinden güzel sürprizlerin yer aldığı programda Electra, Beyaz’a 14 Şubat sevgililer günü için çıkma teklif etti. Programın en ilginç anlar ise Electra’nın Beyaz’ın poposunu kontrol ettiği bölümde yaşandı.

Dünyaca ünlü güzel Carmen Electra Türkiye’ye geldi, Beyaz’ın poposuna elledi. Kanal D’de yayınlanan ve Beyazıt Öztürk’ün hazırlayıp sunduğu Beyaz Show’un bu haftaki konukları Carmen Electra ve Yalın oldu. 14 Şubat sevgililer gününe özel bir program hazırlayan Beyaz, programın ilk bölümünde stüdyoda bulunan genç çiftler için bir yarışma düzenledi.

CARMEN BEYAZ’I UTANDIRDI

Ekonomik krizin medya dahil toplumun bir çok kesimini derinden etkilediğini söyleyen Beyaz, bu konuda özellikle program sponsorlarına büyük görevler düştüğünü söyledi. Programın ikinci bölümünde stüdyoya davet ettiği Carmen Electra ise konuklardan büyük alkış topladı. Ünlü oryantal Didem’in danslarıyla renk kattığı programda Electra, Beyaz’a iltifatlar yağdırırken 14 Şubat için de çıkma teklifi yaptı. Bu teklif karşısında oldukça şaşırkan Beyaz, Electra’yı öpmek isterken beklemediği bir hareketle karşıladı. Electra, Beyaz’a sarılırken Hülya Avşar gibi yaptı ve Beyaz’ın poposunu kontrol etti.

Alintidir. Internethaber

İşte Beyaz’ı bir hayli utandıran o görüntüler;

Şubat 8, 2009

(0) Comments

Rum kesimini temsil için yarışan Türk elendi

2009 Eurovision Şarkı Yarışması’nda Kıbrıs Rum Kesimi’ni temsil etmek için yarışan Kıbrıslı Türk şarkıcı Zeliş Sururi elendi.

Kıbrıs Rum Devlet Televizyonu’nda canlı yayınlanan programda sahne alan Zeliş Sururi, Rum Kesimi’ni Moskova’da temsil etme hakkını kaybetti.

Eurovision Şarkı Yarışması için finalist 10 şarkıcı arasına giren Zeliş Sururi, halk oylamasında 5′inci sırada kaldı.

Yarışmada 6′ncı sırada sahne alan Sururi, “Senden Ayrılacağım” adlı şarkısı ile cep telefonu oylamasında 3 bin 338 oy alabildi.

Yarışmada 12 bin 309 oy alan 16 yaşındaki Christina Metaxa 1′inci seçildi. Metaxa, seslendirdiği “Firefly” (Ateşböceği) isimli parçayla Kıbrıs Rum Kesimi’ni Moskova’da temsil etmeye hak kazandı.

Şubat 4, 2009

(0) Comments

Can Dündar çeviriyi çarpıtmış!

82495Can Dürdar, Erdoğan’ın hiç çevrilmedi dediği sözlerine jet yalanlama hem de bu işin uzmanlarından geldi.
Gazeteci Can Dündar, Davos bandını yeniden izlemiş ve Erdoğan’ın bazı konuşmalarının simültane tercümanın belki telaştan, belki diplomatik bir skandala engel olmak için bazı sert sözleri atladığı ya da dozunu düşürdüğü iddi etmişti. İşte Dündar’ın bu sözleri bugün konunun uzmanları tarafından yalanlandı.

Birleşik Konferans Tercümanları Derneği ve Uluslararası Konferans Tercümanları Derneği Türkiye Bölgesi’nden yapılan açıklamada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Davos’taki sözlerinin eksik tercüme edildiği yönündeki iddialarla ilgili, ”Davos’taki toplantıda görev yapan meslektaşımız görevine sadık kalmış, meslek etiği ve kuralları açısından hata yapmamıştır” denildi.

“SÖZLERİN DEĞİŞTİRİLMESİ İMKANSIZ”

Meslek örgütlerinin, ilgili kişilerle görüşerek ve ses kayıtlarını

 
Can Dündar Milliyet’teki köşesinde
Erdoğan’ın Davos’ta Peres’e yönelik söylediği “Siz İnsan öldürmeyi iyi bilirsiniz” sözlerinin çevrilmediğini iddia etmişti.

Dündar’ın iddialarının tamamını okumak için TIKLAYIN
 
inceleyerek olayı araştırdığı ifade edilen açıklamada, şu hususlara yer verildi:

”Konferans tercümanının görevi, hizmet verdiği toplantı sırasında duyduklarını ve algıladıklarını, mesajın özüne sadık kalarak diğer dile olduğu gibi aktarmaktır. Konuşmanın içeriğini kendi siyasi ya da ideolojik kaygılarına göre yorumlaması söz konusu olamaz.

“ÇEVİRİ O DİLİN ESASLARINA GÖRE YAPILIR”

Bununla birlikte sözlü çeviri, söylenenin kelimesi kelimesine aktarılması da değildir. Söylenenin içeriğini, diğer dil ve kültürün özelliklerini dikkate alarak, o dil ve kültürde aynı şekilde algılanacak biçimde aktarmaktır. Dolayısıyla bir konuşmanın tek bir doğru çevirisi yoktur. Söylenen sözler diğer dile farklı ifadelerle de aktarılabilir. Konferans tercümanı, anında çeviri yaparken o an bulabildiği en doğru karşılığı kullanır.

“ERDOĞAN’IN SÖZLERİ ÇEVRİLMİŞ”

Bu açıdan bakıldığında Davos’taki toplantıda görev yapan meslektaşımız görevine sadık kalmış, meslek etiği ve kuralları açısından hata yapmamıştır.”

Açıklamada, Başbakan Erdoğan’ın, ”Siz insan öldürmeyi iyi bilirsiniz” sözünün, ”Siz insanları öldürüyorsunuz” anlamına gelen ”You kill people” şeklinde çevrildiği, ”Benim için Davos bitmiştir” sözünün de ”Bu olaydan sonra artık bir daha Davos’a geleceğimi sanmıyorum” anlamına gelen ”I don’t think I will come back to Davos after this” şeklinde tercüme edildiği duyuruldu.

Şubat 4, 2009

(0) Comments

CNN Türk’te Erdoğan kavgası

82496Doğan Medyası’nın iki yazarı CNN Türk ekranında birbirine girdi. Yiğit Bulut’un Erdoğan’ı savunan sözleri tartışma yarattı!
İNTERNETHABER

Ahmet Hakan’ın hazırlayıp sunduğu Tarafsız Bölge’de Davos krizi yaşandı. Yiğit Bulut, Erdoğan’ın tavrını haklı bulunca Yalçın Doğan’dan itiraz geldi. İki yazarın fikir ayrılığı ekranda sert tartışmaların yaşanmasına neden oldu.

Erdoğan, Peres’e yönelik Davos çıkışı Doğan medyasının iki yazarını karşı karşıya getirdi. Erdoğan’ın tavrını Türk insanı için bir çıkış olarak gördüğünü söyleyen Yiğit Bulut’a itiraz Yalçın Doğan’dan geldi.

Yalçın Doğan, bugün Türkiye’nin yaşadığı sorunlarının tamamını Erdoğan hükümetinin sorumluğu olduğu yöndeki sözlerine Yiğit Bulut karşı çıktı. Türkiye’deki mevcut sorunların Kemal Derviş’in Türkiye’ye gelmesiyle başladığını ve o günden buyana sürekli kan kaybettiğini söylemesi bardağı taşıran son sözler oldu. Yiğit Bulut’un “Ben ulusalcı değil milliyetçiyim” diyerek itiraz ettiği bu sözler tartışmanın giderek alevlenmesine neden oldu.

Şubat 4, 2009

(0) Comments

Ferhunde’nin yeni kötülüğü

73128Ferhunde ailenin yakasından bir türlü düşmüyor. Yeni kötülüğü Leyla’ya…
Kanal D’nin başrollerinde Halil Ergün, Güven Hokna ve Bennu Yıldırımlar’ın oynadıkları dizisi “Yaprak Dökümü”nün bu bölümünde; Ali Rıza Bey, borçtan ve yaşadıkları sıkıntıdan bir an önce kurtulabilmek ve Leyla’yı “bu sefer” olması gerektiği gibi evlendirebilmek için çözüm yolları arıyor. Bulduğu çözüm ise tüm aileyi ilgilendiriyor.

Şevket ve Ferhunde’nin boşanmak için hâkim karşısına çıkacakları gün gelir. Şevket davanın bir an önce sonuçlanmasını isterken, Ferhunde bu davayı Ali Rıza Bey’lerle yarım kalan hesaplarını kapatmak için kullanır.

FERHUNDE KAFAYI LEYLA’NIN SÖZLÜSÜNE TAKTI

Leyla, Nazmi ile yaşayacakları kiralık evi ararken, eskiden Oğuz’la oturdukları eve girer ve orada Oğuz’la karşılaşır. O evde yaşadıklarını acıyla hatırlayan Leyla’nın korkuları yeniden ayaklanmaya başlar. Gülşen’den Leyla’nın sözlendiğini öğrenen Ferhunde, Leyla’nın yolladığı kasıtlı haberin intikamını almak için harekete geçer. Leyla’yı en zayıf yerinden, sözlüsü Nazmi’den vurmaya karar verir.

Cem askerliğini bitirmiştir. Nazmi ile birlikte İstanbul’a doğru yola çıkarlar. Ferhunde bu yolculuk sırasında Nazmi’ye ulaşır. Öte yandan Ali Rıza Bey, borçtan ve yaşadıkları sıkıntıdan bir an önce kurtulabilmek ve Leyla’yı “bu sefer” olması gerektiği gibi evlendirebilmek için çözüm yolları aramaya başlar. Bulduğu çözüm tüm aileyi ilgilendirmektedir.

Şubat 3, 2009

(0) Comments

Cezaevinde geçen 11 ayımın hesabını çatır çatır soracağım

66797Ergenekon operasyonundan 11 ay tutuklu kaldı. Ona isnat edilen suç terör örgütü üyesi olmaktı. 11 ay sonra serbest kaldı ama Yenerer’in öfkesi büyük…
Kaynak: Gazeteciler.com
Bahar GİRTİ

Ümraniye’de bir gecekonduda ele geçirilen 27 el bombasıyla Türkiye’nin gündemi değişti. O günden beri ne operasyonların ne de iddiaların ardı arkası kesildi. Dalgalar bugüne kadar onlarca kişiyi demir parmaklıkların arkasına götürdü. İşte o isimlerden biri de Gazeteci Vedat Yenerer’di…

Yenerer, 21 Şubat 2008′den beri demir parmaklıkların ardındaydı. Ona isnat edilen suç terör örgütü üyesi olmaktı. Önce Kandıra ardından Edirne cezaevinde kalan Vedat Yenerer’in son durağı ise Silivri Cezaevi’ydi. Onun zorunlu istirahati tam 11 ay sürdü.

Vedat Yenerer, mahkeme başkanının mevcut delil durumu ve tutuklulukta geçirilen süreyi dikkate almasıyla geçtiğimiz hafta özgürlüğüne kavuştu.

Gazeteci Vedat Yenerer, 11 ay boyunca yaşadıklarını Haber Özel’e anlattı.

İşte Yenerer’in konuşmalarından satırbaşları;

“Bana isnat edilen bazı suçlar var ama bunların hiç biri Türk Ceza Kanunu’nda suç değil. Çünkü bunların somut delilleri yok. Hayali bir Ergenekon terör örgütünün üyesi olduğum iddia ediliyor.”

Evinde ele geçirilen cephanelik konusuna Yenerer, elinde bir belgeyle yanıt verdi, “Ele geçirilen cephanelik evimde değil iş yerimde bulundu. Bunların hiç biri de cephanelik değildi. Bunların hepsi, bir savaş muhabiri olarak Çeçenistan’dan, Afganistan’dan, Bosna’dan, Kosova’dan, Irak’tan, Filistin’den getirdiğim tek kullanımlık top malzemeleri, içi boşaltılmış havanlar, iki tane içi boş küçük el bombası. Ben sarı basın kartı sahibi bir gazeteciyim, yarım saatte yapabileceğim bir başvuruyla silah taşıma ruhsatı alabilecekken, 20 yıllık gazetecilik hayatımda hiç silah taşımadım. TSK’dan ‘Bunlar boş kovandır’ şeklinde yazı gelmesine rağmen ben, 11 ay sonra ben derdimi anlatabildim.”

YENERER BASKINI ŞÖYLE ANLATTI

Evime sabahın 5 buçuğunda 22 tane polis geldi. Bu duruma hiç şaşırmadım. Bana karşı tavırları sertti. Eşim ve kızım uyandılar. Eşim, polislere sordu ‘neden arama yapılıyor?’ diye. ‘Mahkeme kararımız var, eşiniz Ergenekon terör örgütü üyesi’ dediler. Ben o ana kadar son derece samimiydim. Beni sorgulayıp daha sonra bırakacaklar diye tahmin ediyordum. ‘Muhalif gazetecileri sindirme operasyonu’ devam ediyor, bu dalgada herhalde beni de kapsadılar diye düşündüm.”

SANKİ ÇAKAL CARLOS YAKALANIYOR

“Evime gelen amir, ‘arabanız var mı?’ dedi. Düşünebiliyor musunuz polis arabamın olup olmadığını dahi bilmiyor. Belli ki biri, polise isim vermiş ve bunları içeri alın demiş. Amire arabamın olduğunu söyledim ve aşağı indik. Aşağıda da bir 15 kişi, yolları kestiler, herkes bakıyor ne oluyor diye. Eldivenli insanlar arabamda arama yapıyor. Sanki Çakal Carlos yakalanıyor. Sanki yüz kızartıcı bir suç yapmışız gibi hareket ediliyor.”

Bu aramalardan sonra çok utandığını belirten Yenerer, “Gerçekten vahim bir durumdu” dedi.

Polis kamerasını durdurdular ve iki amir gelip beni odaya çekti. Ve sert ifadelerle soru sormaya başladılar. Bana önce belgeler nerde diye sordular. Ben gazeteciyim, bana ulaşan bir şey gizli değildir. Eğer benim elime bir belge geliyorsa da zaten, ben bunu ya televizyon programlarında gösteririm ya köşemde yazarım ya da kitaplarımda yazarım. Ne aradığını ben bilmiyorum dedim.

HÜCRE ÇOK SOĞUKTU

Yenerer daha sonra emniyete götürülüp hücreye koyulmuş. Hücredeki koşulların da kötü olduğunu belirten Yenerer o anları şöyle dile getirdi;

“Hücre soğuk, 3-5 defa klimayı çalıştırın demek zorunda kaldım. beni odadan odaya dahi kelepçeyle götürdüler. Organize Şube’de önümü iliklememi ve esas duruşta bulunmamı istediler. ”

Sorgulandıktan sonra tutuklandım ve Ergenekon saçmalığı denilen böyle bir örgütün varlığını gösteren hiç bir belgeye rastlanamadı. Hiç bir bilgi, belge çıkmadı. Üstelik Tuncay Güney açıklama yapıyor ve diyor ki, ‘Ben Vedat Yenerer’i tanımam, bildiğim kadarıyla da bu Ergenekon şemasında falan onun adı yoktur’ Savcılar bununla tatmin olmuyor.”

BEN KEMALİSTİM BEN SOSYALİSTİM

Avukatların bile eklere bakamadığı 7 ay geçti. Canımızı okudular bizim cezaevinde. Bilgisayarımda yapılan incelemeyi iddianameye koymuşlar, üç’er paragraflık yazılar. ‘Ben Kemalistim, ben Sosyalistim’ dedim. Türkiye Cumhuriyeti’nde böyle bir garabet yaşanmadı. Suçsuz insanlar, suçsuz olduğunu ispat etmek zorunda kalıyor.

GÖZÜMÜ KANDIRA’DA AÇTIM

Kandıra Cezaevin’de önce karantinaya alınıp daha sonra da üç kişilik hücrelere konulduğunu anlatan Yenerer, Kandıra’daki günlerin de bir o kadar zor geçtiğini dile getirdi, “Hücreler buz gibiydi, battaniye verdiler ama yetmedi. Bana battaniye verin diye başvurdum. aradan 10 gün geçti ama vermediler.”

Ailesine cezaevinde yaşadıklarını yansıtmayan Vedat Yenerer, kızına da kendisinin asker olduğunu söyletmiş.

ARKADAŞLARIM KORKUDAN BANA SAHİP ÇIKAMADI

O dönemde bazı arkadaşlarının korkudan kendisini aramadıklarını söyleyen Yenerer, bazı arkadaşlarının sahip çıktığını belirtti ve sözlerini şöyle sürdürdü,
“Bu durum aslında iyi oldu, kim dost, kim düşman öğrenmiş oldum. Ama en çok içimi burkan, bir tas çorbaya bizi muhtaç ettiler. Üç kişi kalıyoruz koğuşta, küçücük bir deliğin arkasından çorba veriyorlar, ama üç kişiye yetmiyordu bile. Her gün yalvarıyorduk biraz fazla verin diye. Ezildik diyorum, başka da birşey söylemiyorum”

Bu yaşananlar karşısında başının dik olduğunu belirten Yenerer, “Utanılacak hiç birşey yapmadım” dedi.

GENERALLER, DEVLETE KURŞUN SIKANLAR TARAFINDAN TACİZ EDİLİYORDU

Emekli Orgenarallere nasıl davranıldığı sorusuna Yenerer, teröristler tarafından taciz edildiklerini söyledi ve “Emekli Orgenaraller bizim bir ilerki hücredeydi. Onlara ana avrat 24 saat bağırılıp küfür edildiğini biliyorum. Bu duruma cezaevi yönetimi hiç bir şey söyleyemezdi. Çünkü her yerde yasadışı örgüt, katiller ordusu diyorum ben… Çünkü onların çoğu insan öldürdüğü için orda. Askere kurşun sıkmış teröristler var içlerinde. Onlar her gün bir şeyi protesto ederler.

F tiplerinde hepsi yan yana. Bağırdığınız zaman diğer avludan duyulurdu. Sabahtan akşama kadar küfür ederlerdi. Birbirlerini göremedikleri için fiziksel bir taciz söz konusu değildi.”

HURŞİT TOLON NEYE SİNİRLENDİ?

Geçen hafta Hurşit Tolon’la karşılaştık sohbet ediyorduk. Yanında da 3-4 gardiyan bir yere gidiyordu. 25 kilo vermesine rağmen doktor sevketmemiş ve haber yollamış ‘Paşam gelsin ben onun dalağını bir kontrol edeyim’ diye. Paşamda bu duruma sinirlenmiş, ‘Ben zamanı gelince onun dalağını kontrol edeceğim’ dedi. Ben de ‘Paşam birlikte kontrol ederiz’ dedim ve böyle esprileştik. Ama bu tabi yanlış anlaşıldı.

TUNCAY ÖZKAN’IN HÜCRE GÜNLERİ

Tuncay Özkan’la da Silivri Cezaevi’nde tesadüfen karşılaştığını söyleyen Yenerer,

“23 gün bana hücrede kaldığını, bu ceza sırasında yan koğuşlarında öldürülen Engin Cebel’in her gün nasıl dayak yediğini, nasıl bağırdığını net olarak duyduğunu ve polislerin evinde 9 saat yatakların içini dahi aradıklarını anlattı.

Bazı komik şeyler de anlattı. Örneğin, bizkaçkisiyiz.com grubundan gözaltına alınan Evrim Baykara’nın neden gözaltına alındığını anlattı. Alınma nedeni de, telefon konuşmasında Tuncay konuşurken ‘Ordu’daki teşkiletlanmayı bitirdiniz mi?’ diye sorunca hemen almışlar apar topar, savcılar sormuşlar, ‘Bu Ordu’daki teşkilatlanmayı nasıl bitirdiniz?’ Baykara da başlamış anlatmaya, ‘Ordu’daki teşkilatlanmayı yaptıktan sonra Fatsa’ya geçtik, Fatsa’dan sonra da Ünye’ye geçip teşkilatlanmayı bitirdik’ deyince çıkarmışlar dışarı.”

ERGENEKON SANIĞI, EL KAİDECİ YAZILIYOR

Cezaevlerinde korkunç şeylerle karşılaştığını dile getiren Vedat Yenerer, “Ergenekon davasında yargılanan bir sanık, cezaevinden sık sık doktora gidiyor ama sürekli kötü muameleyle karşılaşıyor. Bunun da nedeni, sanığa gösterilmeyen bir dosya var oraya, sanığın El Kaideci olduğunu, uyuşturucu kaçakçısı olduğunu, Hizbullahçı olduğunu yazmışlar. Ergenekon sanığı yazmıyorlar ki kötü muamele görsün diye”

ÖZGÜRLÜK MUHTEŞEM BİR DUYGU

Adaletin geç de olsa tecelli ettiğini söyleyen Yenerer, özgürlüğün muhteşem bir duygu olduğunu dile getirdi ve cezaevinden çıkacağına sonuna kadar inandığını belirtti.

11 AYIN HESABINI ÇATIR ÇATIR SORACAĞIM

“Orada haksız yere yatan insanlar için üzülüyorum. Böyle bir örgütün çıkacağına inanmıyorum. Yüce Türk mahkemesi o bombaların sahibini bulacaktır. Ben kendi adıma konuşuyorum, ‘Ergenekon terör örgütü diye bir örgüt bilmiyorum, böyle bir örgütü tanımıyorum, böyle bir yasadışı yapılanmanın üyesi değilim, ben bu dünyanın 75 ülkesinde gazetecilik yapmış, siciliyle tertemiz bir gazeteciyim ve karanlanmak çok ağırıma gidiyor, 11 ayımı çaldılar benim, ben bunun hesabını yüce Türk mahkemelerinde çatır çatır soracağım’…

Şubat 3, 2009

(0) Comments

Çalık medyasında maaşa zam

51887Ekonomik krizin vurduğu medyada zam müjdesi Turkuvaz Medya Grubu’ndan geldi.
Medya radar sitesinin haberine göre Turkuvaz Medya Grubu’nda bin 500 liranın altında maaş alanlara yüzde 9, bin 500 ile 3 bin lira arasında alanlara ise yüzde 7 oranında zam yapıldı. 3 bin lira üzerinde maaş alanlara zam yok.

Şubat 3, 2009

(0) Comments

İbrahim Tatlıses seyirciyi neden azarladı?

33076Gazze’ye yardım kampanyasında gergin dakikalar

yaşandı. İbrahim Tatlıses 30 bin euro bağışlamak

isteyen izleyiciye fırça kaydı!..
Başbakan Erdoğan’ın Davos’taki Gazze çıkışının

ardından İbrahim Tatlıses, canlı yayında Gazze için

yardım kampanyası düzenledi.

Programa katılan Fatih Ürek, Ankaralı Namık ve Latif

Doğan ile birlikte bağışta bulunmak isteyenlerin

telefonlarına yanıt veren Tatlıses, herkesi

kampanyaya destek vermeye davet etti.

Program süresince canlı yayına bağlanan vatandaşların

yanı sıra, iş adamları ve belediye başkanları da

bağışları ile Tatlıses’in kampanyasına destek oldu.

TATLISES’TEN İZLEYİCİYE AZAR

Bu sırada Fatih Ürek’in müdahalesiyle yayına bağlanan

ve ismini açıklamayan bir kişi, Almanya’dan aradığını

ve Ürek’in yakın dostu olduğunu belirterek,

kampanyaya 30 bin euro bağışladığını söyledi.

Ancak kampanya için ismini açıklayarak bağışta

bulunanları reklam yapmakla eleştiren kişi, bunun bir

hayır olduğunu ifade ederek, buna tepki gösterdi.

Bunun üzerine Tatlıses’e son bir ricada bulunmak

istediğini belirten izleyici, “Sizin Avrupa’da Filistin

için yardım konserleri düzenlemenizi istiyorum”

deyince, Tatlıses patladı.

Bir öfke ile izleyicinin sesini rejiden kestiren

Tatlıses, ”Tamam kardeşim. İstemiyoruz senin 30

bin euro’nu da” diyerek, tepki gösterdi.

Ancak gerek Fatih Ürek, gerekse de stüdyodaki

izleyiciler, Tatlıses’in neden öfkelendiğine bir anlam

veremedi.


Diğer Sayfalar 1 of 212»